Kendime ağırlık yaptığımı hissediyorum,evet,bilinçlenmeye mahkûm olmaya benzeyen bir ağırlık veriyorum üzerime, ansızın ortaya çıkan, vaktini hisseden ile görenin arasında,uyuklayarak gidip gelmekle geçirmiş, gerçek bireyselliğin kavramı bu.
İnsanların durumu hiç de iyi değil. Tanrı yazgısı,diye düşünüyorlar. Fakat bu durumlarından onlar da sorumlu. Yüzlerce yılın gelenekleriyle yaşadılar bugüne dek. Çevrelerini saran örümcek ağına elleriyle kendileri ördü.
Tanrısı dünyaları çok küçük bu insanlar için üzülüyordu. Zor bir hayat yaşadıkları için düşüncelerinin de küçük olduğunu söylüyordu. Bu konuda tanrısıyla anlaşamıyordu,kendisi de zor bir hayat yaşıyordu ama onlar gibi değildi.
Onların böyle olmak için bir sebepleri yoktu, sadece kötüydüler.