Yine o günlerde olduğu gibi, ilk anlarda, beraber olmanın kuvvetini ve şerefini sükut içinde biraz daha fazla tatmak istiyorlar gibi konuşmuyorlardı. Fakat bu sefer yanyana gitmiyorlardı, biri ötekinin koluna girmemişti, aralarında ayrılık ve aralarında vücutlarının ılık buğusunu birbirine geçirmekten meneden serin boşluklar ve aralarında son zamanların manevî uzaklığını mer'î bir hale getiren maddi bir mesafe vardı. Bu sükut ve bu mesafe, artık onlara birbirlerini yalnızlıktan kurtaramadıklarını hissettirmekten başka hiçbir şeye yaramıyordu.