Z.B. bektaş

vahşi kadınlar
Puan vermedi·200 syf.··
2023 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2023 20:49
Kitaptaki hikayelerin geleneksel Japon tiyatrolarindaki hayalet hikayelerinden esinlenilerek yazıldıği ve kitapta yer alan hikayelerin feminist hikayeler olduğu belirtilmiş. Her hikayenin basinda tiyatro oyunlarının özeti yer alıyor. Ben kitabı sevmedim açıkçası yada ben anlamadım bilemiyorum. Bazı hikayeler ilerliyor ve bir yerden sonra fantastik boyuta geçiyor. Ben okurken koptum sanırım, aradaki bağlantıyı kuramadım bazılarında. Birde feminist hikayeler diye yazilinca açıkçası kadın karakterlerin güçlü kadınlar olmasını bekledim. Ama ben pek öyle güçlü kadın karakter de göremedim. Hatta 'parlatmak' adındaki öyküde sevgilisi terk ettiği için intihar eden bir kadın karakter vardı. Bu öykü beni çok rahatsız etti açıkçası. Yine aynı öyküde başka bir kadın karakterin sevgilisinin terketmesi üzerine kendinde eksiklik araması filan, rahatsız edici buldum. Kısacası benim yıldızım barışmadı.
Vahşi KadınlarAoko Matsuda · İthaki Yayınları · 2023210 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·800 syf.··
2023 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2023 19:52
Kalın bir kitap olmasına rağmen son derece surukleyiciydi. Yazarın hayatiyla paralellik göstermesi ve philip in tüm hissettiklerinin çok şeffaf bir şekilde anlatılması bende çok fazla gerçeklik hissi uyandırdı. Kurgu bir romandan ziyade, birinin yaşanmış hikayesini okuyorum gibi hissettirdi. Kitaptan en çok etkilendigim ve üzüldüğüm husus, insanların haklı çıkmak adına acımasızca karşı tarafın eksikliğinden nasıl yaralandığını görmek oldu. Dini inanç sorgulamaları, aşk üzerinden yapılan bağımlılık teması, parasal bagimsizlik üzerinden kendi kendimin efendisiyim vurgusu beni en çok etkileyen konulardı.
İnsanın EsaretiW. Somerset Maugham · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20171,064 okunma
Puan vermedi·245 syf.··
2023 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 20:39
İtalyan Yahudisi yazarın 1944 yılında Auschwitz kampında yaşadıklarını konu alan bir kitap. Kitabın objektif yazılmak istenmesi kaynaklı mı bilemiyorum, konu çok vurucu olmasına rağmen ben çok sevemedim. Kitapta gözlemlerden, hissedilenlerden pek bahsedilmemesi ve edebi bir tadının bulunmaması da okurken beni çok içine cekemedi. Ben bu anlamda Elie wiesel in gece adlı kitabını çok daha fazla beğenmiştim. Bu kitapta ise kitabın adı ve en sonda yazarın gittiği söyleşiler de kendine sıklıkla sorulan sorular üzerinden derlediği soru-cevap kısmını beğendim. Son derece bilgilendirici bir belge niteliği taşıyor bence. Kitapta beni en çok etkileyen de yine bu bölümde bulabileceğimiz, Hitler in tek başına suçlu olmadığı, emirlerini dinleyenlerin de en az onun kadar suçlu oldukları gerçeğinin altının çizilmiş olmasıydı. Bu kitap bir serinin ilk kitabıymis. Her ne kadar gelmiş geçmiş en büyük insanlik ayıplarından birini anlatan kitapla yoğun bir bağ kuramasam da yazarın intihar etmiş olmasından çok etkilendim. İntiharınin sebebine ilişkin bir bilgiye ulasamasam da yaşadıkları zaten çok ağır şeylerdi ve bunları yeniden kaleme almanın ve hayatını belli ölçüde toplama kamplarında yaşananlari anlatmaya adamış olmasının ağırlığı olabilir diye düşünüyorum. Yakın zamanda olmasa bile muhtemelen serinin diğer kitaplarını de okurum. İlgilenenler için Serinin diğer kitapları bogulanlar ve kurtulanlar ile ateşkes.
Bunlar da mı İnsan?Primo Levi · Can Yayınları · 2022838 okunma
Tristina
Puan vermedi·207 syf.··
2022 42. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2022 18:57
Yazar için İspanyol edebiyatının cervantes ten sonraki en büyük yazarı demişler. Bu benzetme bir çok yazar için yapıldığı için gerçekliği tartışılır durumda bence. Ama yine de hiç bilmediğim bir yazarla ilgili böyle bir benzetmeye kayıtsız kalamadim. Ben bu kitabı takip ettiğim okurlardan Begüm Çakır da görerek aldım. Begüm hanım takip ettiğim ve okuma zevkimin uyduğu insanlardan olması ve yazarın Cervantes le kıyaslanması sebebiyle kitaptan beklentim çok yüksekti. Ama ben kitaba çok dahil olamadım. Evlilik kurumuna bakışım, kadının kendi ayakları üzerinde durması ve özgürlüğünü koruması gerekliliği gibi konularda Tristina karakteriyle paralel düşünmeme rağmen, birşeyler beni rahatsız etti. Karakterin bunu çok icsellestiremedigini düşündüm. Okuması kolay, okuyucuyu yoran bir kitap değil ama ben biraz yavan buldum.
TristanaBenito Perez Galdos · Paris Yayıınları · 2018741 okunma
9/10
·160 syf.··
2022 5. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2022 22:50
Son zamanlarda okuduğum en iyi polisiye romanlardan biriydi. Günlükler şeklinde ilerleyen kitapta, sonunu tahmin etmek imkansızdı ve sayfalarda sürekli bir gerilim hakimdi. Doktor march ve hasta eşinin dördüz oğulları vardır. Oğullarından bir tanesi katilimiz ama hangisi olduğuna dair bir fikrimiz yok ve kitabın muamması da buradan geliyor. Katilimiz iletişim kurma ihtiyacından dolayı günlük tutmaya ve bu günlükleri annesinin dolabında saklama başlıyor. Evin annesinin bazı rahatsızliklari dolayısıyla kendisine yardımcı olan evin hizmetlisi Jeanie, katilin günlüğünü buluyor ve katilin çocuklardan hangisi olduğunu anlamaya çalışıyor. Bu süreçte katil de günlüklerini okuyanın Jeanie olduğunu keşfediyor. Jeanie katilin kim olduğunu çözmeye çalışırken çok sayıda cinayet işleniyor. Kitabın sonu çok farklı bitti ama son kısmı biraz oldu bittiye getirilmiş gibi sanki. kitapta çok başarılı bir son düşünülmüş ama yeterince anlatılmamış. Buna rağmen bence başarılıydı
Doktor March'ın Dört OğluBrigitte Aubert · Metis Yayınları · 2011970 okunma