8/10
·320 syf.··
2026 28. kitabı
İskender Pala severlerin hayır demeyeceği bir kitap.Yine vereceği konuyu çokça araştırdığı belli yazarın.Kitaba gelince akışında, sürükleyiciliginde sorun yok.Yazar her zamanki tarzının dışına çıkmış geldi bana.Ortadoğu problemi, Yahudiler, dervişler, bilimsel terimler, izafiyet teorisi,zaman ve mekânda geçmişe ve geleceğe seyahat, Filistin halkı, insanlae üzerinde yapılan deneyler....... Hepsi bir arada olmalı mıydı! Bilim kurgu , polisiye, tarih...Hangi alana koysak oluyor... Yazarın normalde ki tarzını daha çok seviyorum Belki yeni tarz ve farklılık arayışi vardır..Bu kitapta tam oturmayan şeyler var.yine de yazarin kalemine sağlık...
A-71İskender Pala · Kapı Yayınları · 20222,734 okunma
Puan vermedi·%67 (200/296 syf.)··
20 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 16:04
İsmi benim için özel olan bir kitap bu nedenle hakkında biraz konuşabilirim diye düşündüm. Beklediğimden daha karamsardı, okuması da bu nedenle yorucu ve uzun sürdü çoğu zaman. Sürükleyici bir olay örgüsü yok, zaten okuru olaya bağlamaktansa duyguyu vermeye odaklı ki bayıldım ben böyle eserlerin insanıymışım. Geçmişe takılı kalma düşüncesi başlı başına cezbedici bir konu benim için ve yazarın bunu monoton bir düşünce kitabı ile sınırlandırmayıp eklediği unsurlar cümleleri bir süreden sonra daha da anlamlı getirdi. Her okurun beğenebileceği bir yazım dili olduğunu düşünmüyorum. Konusu beni içine çekse de okurları bu sakin gidişatından sürekli yakınmış. Özellikle kitabın yarısına geldiğinizde konu fazla siyasi olmaya başlıyor ve sayısal verilerde karışıyor. Beni yine de durduran bir özellik değildi zaten kitap buna ağırlık verdiğini ilk sayfalarda belli ediyordu. Yine de bir günde on sayfadan fazla okutmuyor ne yazık ki. Başucu kitabım olabilecek kapasitede ve sevdiğim birden çok sayfası olmasına rağmen benim gözümden düşüren tek etken son elli sayfada neredeyse olaydan tamamen kopmamdı. Asıl çarpıcı kısımlara geldiğimde ani bir kopuş yaşayınca son sayfalarda beni gerektiği kadar etkilemedi. Okuyup bitirince sanırım üzülmeliyim diye düşündüm hatta nwmqnqjs ortalarındaki heyecanım devam etseydi günlerce etkisinden çıkamazdım ve keşke öyle olsaydı. Yarım kalmış gibi hissediyorum belki son bölüme tekrar dönerim. Bu şekilde, konusunu inceleyip eğer ilginizi çekiyorsa ve fazla bilgi ağırlıklı olması sizi rahatsız etmiyorsa denenebilecek bir eser daha bitirmeden birilerine önermeye başlamıştım bile. Ama dediğim gibi ana konu ortalarda gelişme gösteriyor ve o kısımlarda kopmamak lazım eserden. Çok güzel alıntılar var içerisinde, yazarın kalemi kendini her sayfada tekrar
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,697 okunma
Reklam
4/10
·372 syf.··
2026 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:41
Yazarı Sarah olunca tereddütsüz okumak istemiştim ( ZeZe) doğum günüm de hediye olarak gelince çok mutlu olmuştum. İncelemeye gelirsek; Sarah ın alışa gelmiş Gizem gerilim tarzında değil fakat daha çok fantastik hayal kurgu tarzında bir roman olmuş. Okurken kimi zaman sıkılsam da... Hikayenin sonunu hep merak ettim.
Roman
Yaşanmamış HayatlarSarah Jio · Epsilon Yayınevi · 2025884 okunma
10/10
·96 syf.··
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 23:46
"Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık." Dostoyevski !!!(Spoiler içerir, rahatsız olacak olanlar okumayabilir, ancak sonunu bilseniz de kesinlikle okumak isteyeceksiniz. ) Akakiy Akakiyeviç, Rusya'da silik, utangaç, kendi halinde işini çok iyi yapan,kimsesiz bir devlet memurudur. St.Peterspurg dondurucu derecede soğuktur ve Akakiy'in yalnızca bir paltosu vardır. Onu senelerce dikip, yamayıp giymiştir. Ama artık paltosu eskimiş, kullanılmaktan incelmiş, perişan bir hale gelmiştir. Terziye gider, ama terzi paltoyu onarmayı reddeder, çünkü palto çok kötü bir durumdadır. Ona yeni bir palto dikmeyi önerir. Ama Akakiy'in palto diktirecek parası yoktur. Yeni palto onun için servet değerindedir. Akakiy'in dünyası başına yıkılır. Aylarca düşünür, hesap yapar, o arada maaşına da zam gelince çok üşüdüğü için paltoyu diktirmeye karar verir. Terzi ona muhteşem bir palto diker, o kadar mutlu olmuştur ki hemen giyer ve işe gider. Arkadaşları bu duruma çok sevinirler. Yeni paltoyu giyip işe gittiği ilk gün meslektaşları onun onuruna bir parti verir. Akakiy, gece evine dönerken zorbalar tarafından önü kesilir ve yeni paltosu gasp edilir. Akakiy kahrolmuştur. Çalınan paltosunu bulmak için polise ve dönemin yüksek rütbeli bürokratlarına başvuran Akakiy, herkesten azar işitir ve hor görülür. Polis ,devlet memurları ve 'mühim insanlar' tarafından derdi küçük görülür. Bürokrasinin bu umursamazlığı ve soğuk hava karşısında ağır bir hastalığa yakalanan Akakiy Akakiyeviç hayatını kaybeder. Sonunda, ölen memurun hayaleti sokaklarda dolaşıp insanların paltolarını sırtlarından çalarak intikam almaya başlar. Burda hayalet, hortlak ve gerçeküstü kavramlar Gogol tarafından bilinçli yapılmıştır. Ezilen insanların görünmezliğinin dramını yazmıştır. Dönemin Rusya'sında alt sınıfın karşılaştığı
PaltoNikolay Gogol · Ayrıntı Yayınları · 201546,2bin okunma
Açılan yaramı sara bir çiçek
Puan vermedi·144 syf.··
2026 27. kitabı
İncelememe eser ile aramızdaki uzak mesafe sorunu ile açıklamak istedim eseri bir çok defa sosyal medya platformlarında görmüştüm ve her almak istediğimde ya yoktu ya da almayı unutuyordum.Geçenlerde bir arkadaşımın paylaşımıyla kitabın muhabbet muhaciri Saadettin Ökten’in memlekete geleceğini gördüm alıp kaydettim ve gitme planlaması yaptım bir arkadaşımla,daha sonra o gün işten eve gelince tamamen unutmuşum ve benim gideceğimden hiç haberi olmayan başka bir arkadaşımın beni arayışıyla hani nerdesin daha gelmedin mi sorusuyla hayret ettim ve diğer arkadaşımla apar topar gittik.Ne diyeyim bu hitaba hayret edip kaldım ve hayret seviyemiz muhabbetle hayranlığa dönüştü.Bu serüven ile uzak mesafe ilişkimiz son buldu çünkü kitap için bir stand kurulmuştu ve ordan bana ben burdayım diye sesleniyordu. Demek atalarımızın dediği gözden uzak olan gönülden uzak sözü muhabbet sevdalısına mukabil bir söz olmayıp Kalbin mesafesine göz değil gönül karar verirmiş . Eserin ismi hep dikkatimi çekmişti Ve ismin Aşık Reyhani’nin bir dizesine ait olduğunu öğrendim. “Bahar gelsin şu dağlara gideyim Belki derdimize çare bir çiçek Toplayıp devşirip harman edeyim Açılan yaramı sara bir çiçek” Kalbteki iman tohumunun sonucudur bir çiçek. Hem eserin hem yazarın n/için derdimize bir çiçek sorusunun hitabının muhabbetini dinledik… Eser kıymetli insanların yol gösterici düşünceleri ile insanların hayat sahnelerindeki rollerini yönetmenin direktiflerine uyarak rolün hakkını verebileceklerini hatırlatıp ele alınan içerikleri günlük hayatta kullandığımız kelimelerle ama farklı bağlamlarla anlatarak insanlara reçetesi olan teselli şurubunun tadının acı olmasının bir gereklilik olup sonucunun bir şifa olacağını sunuyor. Teselli arayışın kimi zaman bir büyüğün sözünde kimi zaman bir kitabın
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025957 okunma
Puan:8.5
9/10
·432 syf.··
2026 18. kitabı
Bir Jean-Christophe Grangé hayranı olarak kaliteli bir cinayet romanı okumak istiyordum. Bir arkadaşım bu kitabı önermişti ve gerçekten beklentilerimi karşıladı. Olaylar zaman zaman hızlı gelişse de sürükleyiciliğini hiç kaybetmiyor. Genel olarak oldukça başarılı bir kitaptı.
Haçlı KatilChris Carter · Pegasus Yayınları · 2014620 okunma
Reklam
Reklam