Yeni bir alışkanlık oluşturabilmek için, bunun arzu edilebilir olduğundan emin olmanız gerekir. Kötü alışkanlıklardan kurtulmaya yönelik büyük arzunuz bu alışkanlığı devam ettirme arzunuzdan daha güçlüyse, yüzde 51 iyileşmişsiniz demektir.
Annie Ernaux'yu ilk defa okuyorumm. Bence güzel bir kitapla başlangıç yaptım.
Yalın Tutku, bir kadının (aslında otobiyografik o yüzden yazarımızın diyebilirim) ara ara görebildiği bir adama duyduğu ve bunu okuyucuya tam olarak hissettirdiği tutkuyu anlatıyor. Ara ara görmekle neyi kastettiğimi tahmin ediyorsunuzdur: evli ve yabancı bir adam.
Buna tutku demek ilk sayfalar - ilk aylar için normal belki. Fakat kitabın kapağını saplantının güçlü esintisiyle kapatıyoruz.
Tutkuya esir olmuş bir hayattan bahsediyoruz yani tam olarak bir hayat; uyku, uyanıklık, arzular, okunan kitap, yapılan tatil...
Kitap çok sade bir üslupla yazılmış. Tek oturuşta bitirip tutkuya esir olmamak için neler yapmamalısınız bunu öğrenebilirsiniz :)
Beni etkileyen şey kitabın son cümlesi oldu: "Çocukken benim için lüks, kürk mantolar, uzun elbiseler ve deniz kıyısındaki villalardı. Daha sonra bunun entelektüel bir yaşam sürmek olduğuna inandım. Şimdi bana öyle geliyor ki lüks aynı zamanda, bir erkeğe ya da bir kadın olan tutkuyu yaşayabilmektir."
Yerinde ve yeterli bir tutkuyu savunabiliriz. Yalın bir tutkuyu, hayatta yolunu kaybetmek olarak tasvir edebilirim.
Yalın TutkuAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20226,8bin okunma