Gecenin bu vakti, buraya aklımda olan bazı şeyleri yazmak istedim. Okumak istemeyenler, üşenenler geçebilir ama kadınların okumasını istiyorum özel olarak.
Niye böyle bir ileti yazdığımı buradan kimse anlamayacak çünkü özel hayatımın bir kısmını çok yakın olduğum insanlar bile bilmiyor. Ama bu yazıyı gönülden yazdığımı ve gerçekten de deneyimleyerek yazdığımı bilin yeter.
Dünyaya gelmiş onca canlı arasında bizler de "insan" denilen bir türüz. Ve çift olarak varız, kadın ve erkek...
Ama öyle bir şekilde yaşıyoruz ki sanki kadınlar erkeklerin bir parçası gibi, ataerkil bi düzen içerisindeyiz.
Kadınlar var sokağa çıkamıyor. Diyorlar ki "Yanında bi erkek olması lazım." Tamam diyoruz hadi bunu bir şekilde atlattık. Bu sefer de korkmaya başlıyorlar. Gecenin bi vakti o sokaklarda "Arkamdan kim geliyor acaba? " diye düşünerek korkuyorlar. "Acaba başıma bir şey gelecek mi? " diye sorup duruyorlar.
Kadınlar var okuyamıyor. Diyorlar ki "Sen 13 yaşına girdin, artık kız olmaktan çıktın seni evlendireceğiz." Ya düşünseniz bu dünya buralara kadar gelmiş ve bu çoğunlukla erkekler tarafından olmuş. Sadece ama sadece hayal edin lütfen! Kadın bilim insanları daha çok olsaydı bu dünya ne kadar çok gelişirdi. Korkuyoruz biliyor musunuz? Bütün o "Biz erkeğiz, güçlüyüz! " diyerek giriştiğimiz işlerde bizlerden daha iyi olabileceğinizi ve bizleri işimizden edeceğinizi bildiğimiz için korkuyoruz. O yüzden de sizlerin okumasını engelliyoruz.
Kadınlar var konuşamıyor. Diyorlar ki "Sen kadınsın. Sus! Konuşma..."
Kadınlar var yaşayamıyor.
Kadınlar var mutlu olamıyor.
Kadınlar var nefes bile alamıyor.
Kendisini çocukları için feda eden nice kadın var. Her gün çocuklarına sabah erkenden uyanıp kahvaltı hazırlayan, sonra onları da okullarına işlerine yollayıp akşama kadar çamaşır yıkayan,