•İstanbul'da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp, ben sana aşığım...
•Bir zamanlar deli gibi aşıktım. Bana hak verin! İnsan ona nasıl aşık olmazdı?
•İçim ona nehirlerin denize aktığı gibi akıyordu.
•İnsanın damarında şeytan gezinmeye başladı mı başlıyorlar namustan bahsetmeye. Artık o şeytan, gezinen mahluk namus dinler mi? Şeytan da paradır beyim para!
•Karıcığım, sen gündüzlerimde, gecelerimde, rüyalarımda, cıgaramda, rakımda, hasılı kanımdasın.
•Kitaplardan ögrendim. Muhakkak aşık olmak arzusunu kitaplardan kaptım. Sonra kanıma işledi.
•Aşkın ilk tezahürü hayranlıktır.
BÜYÜK ZELZELE
Yaratıcısını unutan kitle, maddeye tapan varlık, ilahi kanuniyete isyan eden insanoğlu. Şimdi en içten yakarışlarla en büyük olana, gönülden teslimiyet gösteriyordu…
"İnsan, burada bu deney alanında, kendine her şeyden her şeyi yaşatabilir. Zihin, düşünce denen aracın üretildiği yer, bunun içindir. Sen onu gördüğünde işte geldi, dediysen, gelmiştir senin için çünkü onu görürsün. Yani bu deney alanı diyor ki sen ne diyorsan onu yaşatırım sana."
"İyi de, bana dediğimi yaşatmadı ki, zelzele yaşattı."