Ah Kudüs... Ah Mescid-i Aksa sana ulaşmak ne zordu! Sen ne çok kıymetliydin ki bir hazine gibi perde perde çevrelenmiştin. O perdeleri bir bir açmak, o hayat sahnelerini bir bir yaşamak gerekiyordu. Buna ancak Selahaddin'in sabrı yeterdi.
Bir gün arkadaşlarından biriyle beraber ata bindi. Güneş arkalarında,gölgeleri önlerindeydi . Gölgelerine kavuşamıyorlardı. Sonra geri döndüler . Bu defa gölgeleri arkalarına düştü.Nureddin atını sürdü,koşturdu. Gölgesi onu takip ediyordu. Arkadaşına dedi ki :
"İçinde bulunduğumuz durumun neye benzediğini biliyor musun ? Ben, dünyaya benzettim. Dünyayı elde etmek isteyen kimseden dünya kaçar. Ama dünyadan kaçan kişiyi ise dünya kovalar."
Kim diyebilirdi kundaktaki bu çocuk , adaşı Hz. Yusuf (as)'un Hz. Yakup (as) ' u karşıladığı gibi Mısır'da babasını karşılayacak ve kendi tahtına oturtacaktı...