Benim kitaba puanım altı ve bence bu kitap için tam uygun olan puan bu . Ancak hâlâ Sonya’nın Raskolnikov’a neden bu kadar bağlı olduğunu tam olarak anlayabilmiş değilim. Neden kendi kardeşlerine bakmak yerine, bir yabancı için bu kadar büyük bir fedakârlık yaptı? Bu davranışının işe yarayacağını nereden biliyordu?
Bana kalırsa, bu kitabı en iyi özetleyen sözlerden biri “Bir insana bir insan yeterdi ama o da olmayınca…Büyük bir yalnızlık içindeydi ve düşüncelerini kimseyle paylaşamıyordu. Yaşadığı dar, karanlık ve kasvetli oda da onun psikolojisini etkileyen unsurlardan biriydi. Kimseye güvenememesi ve iç dünyasındaki çelişkilerle baş başa kalması, onu cinayet işlemeye sürükleyen en önemli etkenlerden biriydi. Ancak Sonya’nın hayatına girmesiyle her şey değişmeye başladı. Bu yönüyle kitap, yalnızca bir suç hikâyesi değil; aynı zamanda bir insanın, başka bir insan tarafından iyileştirilmesini de anlatıyor.
Her ne kadar Suç ve Ceza bir aşk romanı gibi görünmese de, Sonya ile Raskolnikov arasındaki ilişkiyi bu bağlamda değerlendirmek mümkün. Raskolnikov’un suç işlemekteki asıl amacı, iddia ettiği gibi insanlığa hizmet etmek değildi. Kendi teorisini kanıtlamak, kendini kanıtlamak, büyük biri olduğunu göstermek istiyordu. Napolyon gibi güçlü kişilerin büyük işler uğruna fedakârlık yapabileceğini savunuyordu. Ancak işlediği cinayetten sonra huzur bulamadı, vicdanı onu sürekli rahatsız etti. Sonunda pişman olduğunu düşünüyorum. Başlangıçta vicdanının rahat olacağını ve yaptığını mantıklı bulacağını sanıyordu, ancak zamanla kendi içinde çelişmeye başladı. Bence bu cinayeti yalnızca insanlığa hizmet etmek için değil, kabul görmek ve saygı görmek için işledi. Yani, onunki aslında bencil bir düşünceydi.
Kitabın uzunluğu konusuna gelirsek, bence 500 sayfa civarında bırakılmış