Kendini benim kollarımdan kurtarıp nasıl da aceleyle onun kollarına koşturdu!Durdum ve perişan bir halde onları seyrettim.Ama elini adama uzatması,kendini kollarına bırakmasıyla yanıma dönmesi bir oldu;kollarını boynuma doladı ve yanağıma sıcacık,yumuşak bir öpücük kondurdu.Daha sonra tek kelime bile etmeden yine ona doğru koştu,elini tuttu ve adamı peşinden sürükledi.
Uzunca bir süre arkalarından gidişlerini izledim.En sonunda her ikisi birden karanlıkta kayboldular.
"Ağlamak uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır.Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o gücün de mahvolduğu zamanlardır ki onun yerine geçen etkili bir sessizlik en şiddetli hüzün gözyaşlarından daha yakıcıdır."