Anam çıldıracak.
İçinden ne zaptedilmez düşünceler geçtiğini ben biliyorum. Oysa ne dayanıklı görünürdü, onu yıkan yoksulluk olmadı. Ne olduğunu açıkça anlatamıyorum ama bir başka şey yıktı onu. Kahır gibi bir şey ve katlandı. Ama artık katlanamayacak, çünkü bir insanın sinirleri bir noktaya kadar geriliyor ve ondan sonra zorladın mı dayanamıyor.
Kemal Tahir'den bir idam mahkumunun son anlarında yanında bulunması isteniyor. Kemal Tahir idam mahkumunun yanına gidiyor. Adam iki yahut dört rekat namaz kıldıktan sonra oturuyor. "Şimdi" diyor Kemal Tahir, "konuşmamız gerekiyor. Sabaha bu adam idam edilecek. Fakat birden fark ediyorum ki bu dünyada bütün konuşmalar geleceğe aittir, geleceği olmayan bir adamla konuşacak bir şey yoktur!" İdam mahkumu ile doğru dürüst bir laf bulup konuşamıyor Kemal Tahir...
...güzellikleri görmek için önce güzeli görecek göze sahip olmalı, deseni renklendirmek için önce kumaşı dokumalıdır. Evvelce gönlün frekans ayarını yapmak, duyarlılığını artırmak, zarafet ve estetik boyuta taşımak gerekir ki ruh da aynı kalıba girsin. Bunun için de kaba insanlık hallerinden sıyrılmak, kendini o derin halsizlik içinde güçten düşmüş hissetmek ve teslimiyetle aşka boyun eğmek gerekir.