Niceleri kendi zincirlerini çözemezler de, dostlarının azatçısıdırlar. Kendi alevinle yakmaya hazır olmalısın kendini: Önce kül olmadan nasıl yeni olabilirsin ki? Zerdüşt Böyle Diyordu*
Kendi alevinle yakmaya hazır olmalısın kendini: Önce kül olmadan nasıl yeni olabilirsin ki? Zerdüşt böyle diyordu*
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
giriş
Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz? *Böyle Buyurdu Zerdüşt*
Sayfa 7 - Ayrıntı yayınları 5. Basım·Kitabı okuyor
Düşünce
Zerdüşt
“Bak, ne öğrettigini biliyoruz: her şeyin geri döndüğünü ve bizlerin onlarla birlikte olduğumuzu ve zaten sonsuz sayıda var olduğumuzu ve her şeyin bizimle olduğunu… Sen sonsuz dönüşün öğretmenisin.”
Sayfa 191 - Vakıfbank Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Zerdüştün, insanların arasına karışması gibiydi benim de koğuşa gidişim. O kadar çok içine girmiştim ki kitabın, Zerdüşt gibi hissediyordum kendimi. İnsan, öğrendiğini anlatmak istiyor. Koğuşta kaldığım o günlerde, ben de bakıyor, en akıllı, en usluyu gözüme kestiriyor, anlatıyordum. Lakin Zerdüştün de dediği gibi; "Ben bu kulakların dinleyeceği ağız değilim." Sanırım adımın deliye çıkmasına neden oluyordum. Umurumda mıydı sanki! Zerdüşt pes etti mi sanki ben edeyim!
Sayfa 99·Kitabı okudu
Okudukça, yaşanmışlıklarımı yorumlama açımda değişiyordu elbet. Geçmişten bir anı koşarak geliyordu yanıma. O zaman ne düşünmüştüm, şimdi ne kadar farklı düşünüyorum oysa. Ben, aynı ben! Ya da ben değilim artık o eski ben. Bir olay, bir haber, bir bakış, bir söz değiştiriverir bazen insanın hayatını. Bambaşka bir yola girer. Benimki de bu kitapmış meğer. Bunca yıl içinde, kaç defa baştan sona bitirdim bilmiyorum. Sanki her okuyuşumda, bazı cümleleri yeni görüyormuş gibi oluyordum. "Sahiden, ne çok gülmüşümdür, keskin pençeleri olmadığı için kendini iyi zanneden zayıflara!" demişti Zerdüşt. Baktım bizim yaşlılara. Pençeleri varken yaşattıklarından eser kalmıyordu yaşlandıklarında. Nasıl da saklanıyorlar, yaşlarının hürmetlerinin arkasına. Nerde o Ali kıran baş kesen despotlukları, nerde şimdiki iyilik meleği görünümlü minnoşlukları? "Ne kadar da doğru" demiştim kendi kendime. Zayıflamamış olmasalardı iyi olurlar mıydı acaba yine de?
Sayfa 98·Kitabı okudu