Felsefe, davranışı öğretir insana; konuşmayı değil. Felsefe, herkesin kendi yasasına uygun olarak yaşamasını ister, sözleriyle yaşam biçimi birbirine aykırı olmasın, bütün yaşantısı tutarlı olsun, tüm eylemlerinin rengi bir olsun ister.
Peki, iyilikler dost kazandırmaz mı insana? Kazandırır kazandırmasına, yeter ki iyilik edeceklerimizi seçme olanağını bulalım. İyiliklerimizi saçıp savurmayalım da yerli yerine oturtalım. Böylece kendi aklını kullanmaya başladığın zaman, bilgelerin şu öğüdünü uygulamalısın: işin en önemli yanı, iyilik görenin kim olduğudur, ne iyilik gördüğü değil.