Bir kez daha bakıştık ve gülmeye başladık. Birbirimize sarılıp, gözlerimizden yaşlar gelinceye kadar, kasıklarımıza ağrılar girinceye kadar güldük, güldük, güldük...
Hiç unutamadığım bu sahne üzerinde sık sık kafa yorarım. Yarı yetişkin iki hayvancık, insanoğlunun daha çocukluk yıllarında, yan yana. Bunlardan biri içindeki büyük korkuyu yenerek, kendisini kurtarmak, kaçmak gibi bencil bir içgüdüyü alt ederek ötekinin hayatını kurtarmaya çabalıyor... Bu sahnenin ilerisi için ne anlamlara gelebileceğini düşünürüm. Birbirleri için ölümü göze alan Damon ile Pythias gelir gözlerimin önüne.