Saatlerce tahammül etmiştik.. Tahammül ne kelime, büyük bir mutlulukla, en tasasız, en rahat uykularımdan birini uyumuştum o gece, "Aşk sadece dokunmak değildir." Yanımda hafif hafif soluk alan bu beden sanki bir başkası değil benim parçamdı; benim başımdı, göğsümdü, sırtımdı, ellerimdi, bacaklarımdı, soluğumdu tenimdi. Gördüğü rüya benim rüyamdı. Onun huzur içinde yüzen gözleri benim göz kapaklarımın altındaydı. Sanırım Nüzhet için de aynı durum.
Taze bir mezar, toprağın üzerinde menekşeler, altında Nüzhet... Hayır! Öldüğüne inanmadığımdan değil, onun ölümüne inanmanın nasıl bir şey olduğunu bilmediğimden.
Fakat gösterdiğim her çaba hüsranla sonuçlanır unuttum dediğim anılar eskisinden daha güçlü uyanır, bastırdım dediğim hisler eskisinden daha güçlü kabarmaya başlardı yüreğimde. Ne yazık ki, onu çok derinlere nakşolmuş varlığını bir türlü söküp atamazdım içimden.