diyebilirim ki kırk yıl sürdü içim
kırk yıl sürdü içimi titreten zaman
bu muamma
başımı en feci yastığa koyup
yüzündeki tek tanrılı dinleri denedim
yüzündeki en unutkan yerleri..
diyebilirim ki bilinmeyen dualar buldum
başka bitkiler
ıhlamur
susmak ve yutkunmak..
geldiğimde tek tanrılı dinlerde yer yoktu
suratımı astım
kırk vakite bakıp sana inandım..
her duası feciyle biten bir ibadet çeşidi buldum
kırk yıl günde beş öğün yutkunmak
sefadan uzadı saç
cefadan uzadı tırnak..
diyebilirim ki her duası feciyle biten
bir ibadetti yaşamak
"kabına sığmaz olunca bana koşardı eskiden,
şimdi bunu yapmıyor; kırgın.
kırgınlığının nedenini çözemiyorum bir türlü,
artık gözleri çok uzaklaştı, okunmuyor."
Hasan Ali Toptaş
"sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?"