Ali Safa her gün doğuşunda ayaklarını kara toprağa sağlamca basıp, dünya uyanırken, Anavarza ovasını tattan titreyerek gözler. Bu uyanışı, bu birbirine karışmış böcekleri, arıları, kuşları, cerenleri, çiçek azmanı çiçekleri, fışkırmış ekinleri, doymuş, yeşilden patlamış çeltik tarlaları, kelebekleri, suları, bataklıkları, çaykaraları, durmadan çiftleşip doğuran dünyayı, dünyanın yeniden doğuşunu gözler, başı döner, kendinden geçer. Ve Anavarza ovasını iki kolunun arasına alıp, kucaklamak ister.