Sanayi bunalımının etkisinde kalan işletme batmamak için harcamalarını kısmak zorundaydı; kemerleri sıkma işi de işçilere düşecekti elbet, işletme türlü bahanelerle ücretlerini kesecekti.
Herkese karşı doluydum. İçim dipsiz bir kuyu gibiydi. Yıllar boyu bazen bardaktan boşalır gibi, bazen damla damla, bazen ip gibi incecik akarak öfke dolu içime. O öfkeyi hiçbir yere akıtamadım. Mecburen dışıma sızdı. Dipsiz kuyu bile dolmuştu. Bir yere dökebilsem içimi, rahatlayacaktım.