ZEYNEP BULAN YAZICI

ZEYNEP BULAN YAZICI
@zeynepce
"Kendine bak kendine; özüne, sözüne, benliğine. İlgilenme kimseyle, kim ne yemiş, ne giymiş bundan sanane. Sen kendini besle; bilgiyle, sevgiyle, şefkatle. Ancak o zaman ulaşırsın, insan olmanın erdemine."
Acımak iki yanı keskin bir bıçak gibidir, kullanmayı bilmeyen, elini ve de özellikle kalbini ondan uzak tutmalıdır. Tıpkı morfin gibi acıma duygusu da hasta için sadece başlangıçta bir nimet, bir ilaç, bir devadır. Ama dozunu ayarlamasını ve azaltmasını bilmediğiniz zaman öldürücü bir zehir olabilir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·460 syf.··
Beğendi
·
2015 69. kitabı
Sabırsız Yürek, özellikle düşsel ve tarihsel karakterler üstüne yazdığı yaşam öyküleriyle tanıdığımız Stefan Zweigın tek romanıdır. Freudun öğretisine derin bir ilgi duyan Zweigın bu psikolojik romanı, acıma duygusunun nelere yol açabileceğini, insanı nasıl çatışmadan çatışmaya sürükleyebileceğini anlatan bir başyapıt. Zweig kitapta Hofmiller ve Doktor Condor'un kişiliğinde acıma duygusunu tüm yönleriyle ele almaya çalışır; merhamet aslında iki tarafı da keskin bir kılıçtır ona göre ve hem göstereni, hem de gösterileni büyük bir açmaza sokar. Bu duygu her iki taraf için de tehlikelidir; merhamet, bu duyguyu gösteren için kölelik anlamına gelirken, gösterileni acımasız yapar; çünkü merhamet gösterilen kişi giderek daha fazlasını istemeye, kendi isteklerini acımasızca dayatmaya başlar. Ve bunun sonucunda merhamet eden ve edilen bir tür kısır döngü içine saplanıp kalırlar. Nitekim Zweig'ın kitabının ana ekseni de budur. Kitapta acıma duygusunun tarafları nasıl bir yıkıma sürüklediğine şahit oluruz.
Sabırsız YürekStefan Zweig · Can Yayınları · 20167,5bin okunma
Ne yazık! Dünyada sadece tek bir varlığı sevmek, onu bütün kalbiyle sevmek ve karşınızda durup size bakar, cevap verir, konuşurken, sizi tanımadığını fark etmek! Sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak!
Kırkıncı Kural: Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK'ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.