O gün ne güzel bir gündü! Deniz ne serindi! Ne güleryüzlüydü sandallar, çocuklar , kadınlar!.. Sanki kimse kimseye bütün gün sövmemişti... Dünya yüzüne bir tek kötü lakırdı, kötü hareket, kötü düşünce o gün için insan elinden, insan dilinden , insan kafasından çıkmamış gibi bir akşam oldu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
-"Deli olmak, düşüncelerini iletmekten âciz olmak demek. Sanki yabancı bir ülkedesin, çevrede olup biten her şeyi görüyor, anlıyorsun ama istediğini anlatmaktan , dolayısıyla da yardım bulmaktan umutsuzsun, çünkü orada konuşulan dili bilmiyor, anlamıyorsun."
+"Hepimiz hissetmişizdir bunu."
-"Hepimiz şu ya bu biçimde deliyiz zaten."
"Ama ben, psikoloji profesörü, uzman psikiyatr ve psikolog olan ben, her seferinde ve her hafta yine uyanık bir bilinçle beynimin karanlık kalmış köşesinin kurbanı oluyorum."
"Şu bir gerçek ki her insan diğerleri için derin bir sır ve gizemdir. Gece vakti büyük bir şehre girdiğimizde, birbirinin üzerine kümelenmiş evlerdeki her bir insan kendi sırrıyla kapatır evinin kapısını. Ve her bir odadaki insan sırlarını da hapseder odasına. Oradaki yüzlerce, binlerce göğüsteki her atan yürek en yakınındaki kalp için bile bir sırdır."