“Biz her bir sahnede gidilebilecek her yere gidemeyiz, varılabilecek her yere varamayız. Nerede durmanın, nereye varmanın hayrımıza olacağını tek başımıza kestiremeyiz. Bilmek söz konusu olduğunda insan insana muhtaçtır. Tüm bilginin esasında ‘ben gittim, bunu tecrübe ettim, sen de gidersen bunu tecrübe edersin’ ilkesi bulunur. Böyle düşünüldüğünde bilgi esasen sadık habere dayanır.. Nebi, dışsallığı bakımından da içselliği bakımından da gidilebilecek olana gitmiş, varılabilecek olana varmış olandır. Onun bilgisi, gidilebilecek yere kadar gidip gidilemeyeceğini temas etmiştir. Nebi, sonsuz çeşitlilikle var olan sahnelerde, pek çok boyutta farklı konumlar işgal eden tüm insanlarla, onlar bilme kaygısı güttükleri oranda bağ içerisindedir. Nebi bize sahnenin tümünü dikkate alarak, bulunduğumuz konumda neyi gözetmemiz ve söz konusu konumu olumlu yönde aşabilmek için hangi yolu tutmamız gerektiğini anlatandır.” Ayhan Çitil