Zeynep Taşcı

“Nereden gelirse gelsin, isterse bize uzak ve karşıt milletlerden gelsin, gerçeğin güzelliğini benimsemekten ve ona sahip olmaktan utanmamalıyız. Çünkü gerçeği arayan için gerçek’ten daha değerli bir şey yoktur. O halde gerçeği eksik görmek ve onu söyleyeni ve getireni küçümsemek yakışık almaz. Hiç kimse gerçeği küçümsemez, tersine herkes ondan şeref duyar.”
Sayfa 9·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Biz her bir sahnede gidilebilecek her yere gidemeyiz, varılabilecek her yere varamayız. Nerede durmanın, nereye varmanın hayrımıza olacağını tek başımıza kestiremeyiz. Bilmek söz konusu olduğunda insan insana muhtaçtır. Tüm bilginin esasında ‘ben gittim, bunu tecrübe ettim, sen de gidersen bunu tecrübe edersin’ ilkesi bulunur. Böyle düşünüldüğünde bilgi esasen sadık habere dayanır.. Nebi, dışsallığı bakımından da içselliği bakımından da gidilebilecek olana gitmiş, varılabilecek olana varmış olandır. Onun bilgisi, gidilebilecek yere kadar gidip gidilemeyeceğini temas etmiştir. Nebi, sonsuz çeşitlilikle var olan sahnelerde, pek çok boyutta farklı konumlar işgal eden tüm insanlarla, onlar bilme kaygısı güttükleri oranda bağ içerisindedir. Nebi bize sahnenin tümünü dikkate alarak, bulunduğumuz konumda neyi gözetmemiz ve söz konusu konumu olumlu yönde aşabilmek için hangi yolu tutmamız gerektiğini anlatandır.” Ayhan Çitil
“Kendilerini böyle gören entelektüellerin ne yüksek mevkilerde eş dostları, ne de resmi makamlarda itibarları olur. İnsan yalnız kalır, doğru; ama her zaman sürüye uyup mevcut duruma hoşgörü göstermekten iyidir yalnızlık.”
“Biz parti siyaseti ile varlık siyasetini birbirinden ayırmadığımız zaman aslî manasıyla siyaset ile idarecilik anlamındaki siyaseti birbirine karıştırıp aslî manada siyaset anlamına gelen varlık siyasetini, ancak idare seviyesinde anlamlı olup parti siyasetiyle ikame ediyoruz.”
Felsefe-Düşünce
“Güçlü olduklarında, iktidarı ellerinde tuttuklarında ya da işleri istedikleri gibi gittiğinde sorun yok; ama gitmediğinde hemen kimlik siyasetine yöneliyorlar. Sorunları çözmek için değil, kendi mevzilerini tahkim etmek için. Her öbek kendi çadırını korumak için ‘millet evi’ni yakıp yıkıyor.”
Felsefe-Düşünce