Zeynep K.

Zeynep K.
@zeynepkyak

Zeynep K.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·135 syf.··
132 günde okudu
·
2026 2. kitabı
David Graeber
7.8/10 · 54 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·135 syf.··
2026 2. kitabı
·
132 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 00:13
Graeber'in siyaset, ortaklık, mücadele etmek, yenilmek, kazanmak, kapitalizm vb. üzerine olan kısa denemelerinden oluşan bu kitabın tek sevmediğim şeyi türkçe basımındaki kapak resmi olsa gerek. Tersine devrimler adlı bu kitabın amacını, Graeber'in ikinci bölümün başında yazdığı şu dizeler, kanımca çok güzel özetliyor: "Bir devrim noktasına ya da bir devrimler dizisine doğru ilerliyor olabiliriz, ama artık bunun ne demek olabileceği konusunda bile bir fikrimiz yok... Neden her türlü radikal toplumsal dönüşüm fikri çokluk tarafından 'gerçeklikten uzak' addediliyor? Eğer bugün, geçmişin boyunduruk mekanizmalarından yekten ve toptan bir kopuş beklemiyorsak, o zaman devrim deyince neyi anlıyoruz?" Gerçekten de dönüp bu soruları ziyaret etmeye, üzerine tekrar tekrar beraber düşünmeye ihtiyacımız var belki de. Graeber, tam da bunu yapıyor. Kendi samimi, yer yer alaycı ve gücümüzü hatırlatan ama bir o kadar öz-eleştirel ve reflektif sesi ile. Okurken Graeber ile beraber düşündüğümü hissettiren, sesimin satır aralarında yer bulduğu bir kitap. belki de bu yüzden daha fazla anarşist yazarlara ihtiyacımız var. bir şeyleri 'öğretmeye' çalışmaktan ziyade, birlikte düşünmek için satır aralarına bizleri de çağıran yazarlara. son olarak ise, kitabın son bölümünde bu kadar basit ve güzel bir dille yazılan neoliberalizme dair kısmı ve bir son söz paylaşmak isterim: "Dünyadaki herkesi ekonomik büyümenin herhangi bir önem arz eden tek şey olduğuna ikna etmeyi başaran hareketti neolibeliralizm; kendi himayesi altında reel büyüme oranları küresel çapta yerle yeksan olsa da... Finans kodamanlarının herhangi bir şeyin değerini tayin ve idare etmeye muktedir tek topluluk olduğuna dünyadaki herkesi ikna etmeyi başaran sistemdi neoliberalizm, bunun için o kendi finans enstrümanlarının
Tersine DevrimlerDavid Graeber · Everest Yayınları · 201454 okunma
Ya kapitalizmden başka bir ilkeyle örgütlenmiş bir dünya görmek isteyenlerin çoğu zaman bunalıma düşmelerinin altında, kapitalistlerin ve siyasetçilerin, gerçekten saplantılı olarak bu şekilde hissetmemizi sağlamaları yatıyorsa? Belki de neoliberalizmin gerçek anlamı tam da budur. Neoliberal kapitalizm, Margaret Thatcher'in 1980'lerde dile getirdiği ünlü kelamındaki gibi, "başka alternatif yok" düşüncesini egemen kılmak konusuna kafayı takmış bir varyanttır. Neoliberalizm, asla ve kat'a ekonomik proje değil, ama politik bir projedir. Kapitalist düzeni kaçınılmaz gibi göstermek için, gerekiyorsa, hayal gücünü mahvetmek ve hatta, kapitalist düzenin kendisini yok etmek için tasarlanmıştır. Çaresizlik duygumuzun arkasında, nihayetinde şu anki sistemin muhtemelen kendi ağırlığı altında ezilip yok olacağı, devasa, olağanüstü maliyetli bir lokomotif yatıyor.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Zaten borç dediğin, değeri ancak gelecekte gerçeğe dönüşecek olan hayali paradan, müstakbel karlardan, doğmamış işçilerin sömürüsünün getirisinden başka nedir ki? Finansal sermaye ise, bu müstakbel ve hayali karların alınıp satılmasıdır. Biri kapitalizmin ebediyete kadar bizimle olacağını varsaymaya görsün, elde kalan tek ekonomik demokrasi biçimi, herkesin piyasada yatırım yapmakta, bu karlar kendilerinden sökülüp alınacak bile olsa, hayali-müstakbel karları alıp satma oyununda kendi payını kapmakta eşit derecede özgür olduğu bir sistemdir. Özgürlük, herkesin daimi olarak köleleştirilmesinin getirilerinden pay sahibi olma hakkına dönüşmüştür..
Sayfa 45·Kitabı okudu
....modern hayatın gerçeği olan yabancılaşma, kısıtlarla karşılaşma deneyimi değil, bunun tam aksidir. "Yabancılaşma" , seçenekleri anlamlı kılacak daha geniş kapsamlı ahlaki yapıların olmadığı hallerde, neredeyse sonsuz bir seçenekler dizisiyle karşı karşıya bırakıldığımızda hissettiğimiz endişe ve yeistir...Piyasanın varlığı söz konusu olmadığında özgürlüğü her şeyden yalıtılmış bir dizi seçim olarak kurgulamak olanaksız olacaktır. Özgürlük, ancak kişinin başkalarına karşı ne tür taahhütlerde bulunmak isteyeceğini seçen özgürlüğü ve elbette özgürce seçtiği kısıtlara tabi olma deneyimi anlamına gelecektir.
Sayfa 75·Kitabı okudu