Zeynep K.

Zeynep K.
@zeynepkyak
Ya kapitalizmden başka bir ilkeyle örgütlenmiş bir dünya görmek isteyenlerin çoğu zaman bunalıma düşmelerinin altında, kapitalistlerin ve siyasetçilerin, gerçekten saplantılı olarak bu şekilde hissetmemizi sağlamaları yatıyorsa? Belki de neoliberalizmin gerçek anlamı tam da budur. Neoliberal kapitalizm, Margaret Thatcher'in 1980'lerde dile getirdiği ünlü kelamındaki gibi, "başka alternatif yok" düşüncesini egemen kılmak konusuna kafayı takmış bir varyanttır. Neoliberalizm, asla ve kat'a ekonomik proje değil, ama politik bir projedir. Kapitalist düzeni kaçınılmaz gibi göstermek için, gerekiyorsa, hayal gücünü mahvetmek ve hatta, kapitalist düzenin kendisini yok etmek için tasarlanmıştır. Çaresizlik duygumuzun arkasında, nihayetinde şu anki sistemin muhtemelen kendi ağırlığı altında ezilip yok olacağı, devasa, olağanüstü maliyetli bir lokomotif yatıyor.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Zaten borç dediğin, değeri ancak gelecekte gerçeğe dönüşecek olan hayali paradan, müstakbel karlardan, doğmamış işçilerin sömürüsünün getirisinden başka nedir ki? Finansal sermaye ise, bu müstakbel ve hayali karların alınıp satılmasıdır. Biri kapitalizmin ebediyete kadar bizimle olacağını varsaymaya görsün, elde kalan tek ekonomik demokrasi biçimi, herkesin piyasada yatırım yapmakta, bu karlar kendilerinden sökülüp alınacak bile olsa, hayali-müstakbel karları alıp satma oyununda kendi payını kapmakta eşit derecede özgür olduğu bir sistemdir. Özgürlük, herkesin daimi olarak köleleştirilmesinin getirilerinden pay sahibi olma hakkına dönüşmüştür..
Sayfa 45·Kitabı okudu
....modern hayatın gerçeği olan yabancılaşma, kısıtlarla karşılaşma deneyimi değil, bunun tam aksidir. "Yabancılaşma" , seçenekleri anlamlı kılacak daha geniş kapsamlı ahlaki yapıların olmadığı hallerde, neredeyse sonsuz bir seçenekler dizisiyle karşı karşıya bırakıldığımızda hissettiğimiz endişe ve yeistir...Piyasanın varlığı söz konusu olmadığında özgürlüğü her şeyden yalıtılmış bir dizi seçim olarak kurgulamak olanaksız olacaktır. Özgürlük, ancak kişinin başkalarına karşı ne tür taahhütlerde bulunmak isteyeceğini seçen özgürlüğü ve elbette özgürce seçtiği kısıtlara tabi olma deneyimi anlamına gelecektir.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Oysa çoğu zaman unutulan şey şu ki bizleri belirli adları taşıyan özneler olarak kuran ve sarıp sarmalayan iktidar pratiklerine karşı sadece o adlar üzerinden, sadece o belirli kimlikler üzerinden karşı duramayız. Hem o adları üstlenmek zorundayız, hem de o adların kendi içimizde ve ötekilere karşı koyduğu duvarları, sınırları genişletecek şekilde mücadele etmeliyiz.
"Baskı ve sömürü, insanların özyönetim kapasitelerini hem yapısal hem de psikolojik olarak elinden alır, bu kapasiteyi inşa etmek, devrimci mücadeleden sonra değil, bizzat onun içinde yerine getirilmesi gereken temel bir görevdir."