Zeynep Namlıoğlu

Puan vermedi·171 syf.·
11 günde okudu
·
2017 3. kitabı
Sema Maraşlı
8.2/10 · 702 okunma
Reklam
Ayşe kocası iyi doysun diye yemeği az yerdi. Yemekten sonra çay demlerdi, fakat kendisi içmezdi. Dem kalırsa içerdi, kalmazsa demin üzerine su koyar, tekrar kaynatır, onu içerdi; fakat bunu Mehmet Efendi'ye iktisatlı olmak için yaptığını belli etmezdi. Canı sanki o zaman çay istemiş gibi yapardı. Mehmet Efendi'nin köyde annesi vardı. Arada bir gelir, o da onlarda kalırdı. Bir bahar günü Ayşe'nin kayınvalidesine gösterdiği hürmeti Müfide Hanım hiç unutmamıştı. Kayınvalidesi bahçedeki çakma sandalyede oturmuştu. Ayşe arada bir gelip kayınvalidesinin sandalyesinin yerini değiştiriyordu. "Evimin güneşinin annesi! Sandalyeni şöyle çevireyim de sırtına güneş gelsin, üşümeyesin." diyordu.
Kibir, gurur, çokbilmişlik bazen dürter, mutsuz eder insanı. Kocanı bunların hepsinin de üstünde tut. Evin kapısını açarken gönlünün kapısını da aç eşine. Yorulmuştur dışarıda, güler yüzünle önce gönlünde dinlendir. Coşku ve sevinçle aç kapıyı. Eve gelmesinden ne kadar mutlu olduğunu hissettir ki evine koşa koşa gelsin.
Puan vermedi·88 syf.·
3 günde okudu
·
2017 2. kitabı
Mustafa Kutlu
7.9/10 · 9,2bin okunma
Eh, diyor. Her pamuk yorganın da kendine göre bir ömrü var. Bir gün, yaşımız elverince, gözümüzde fer, dizimizde derman kalmayınca, bizi de yavaşça kara toprağa koyacaklar. Anlıyorum. Sen de dünyaya kazık çakacak değilsin, günün birinde seni de kefenleyip gömecekler.