Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
KİTAP OKUMAK HAKKINDA
Okumak gereklidir, çok yararlıdır ama insan nasıl okuyacağını bilmiyorsa yarar elde edilemeyeceği gibi zararlı da olabilir. Düşüncesizce ve akılsızca abur cubur okunan şeylerin zararı vardır. Nitekim vücudu beslemek için insan ne yiyeceğini, nasıl yiyeceğini bilmeden yerse zararlı olmaya başlamaz mı? Kötü arkadaşları olmanın zararı gibi kötü kitabı okumanın da zararı vardır ve yazılıp basılan şeylerin büyük çoğunluğu beş kuruş etmeyen değersiz şeylerdir.
Ben kitabı çok seviyorum hem de pek çok. Çocukluğumdan beri okurum. Hala da okuyorum ama şimdi size okumanın tehlikelerinden bahsedeceğim. Durup geriye baktığımda keşke daha iyi kitaplar okusaydım diye hayıflanıyorum. Bereket arada okuduğum iyi kitaplar kısmen bu eksikliği giderdi. Size tavsiye edeceğim şey şudur. En iyi kitapları okuyun. Yoksa kafanız zararlı şeylerle dolar ve bunlar doğrulara da engel olur. Son derece seçici olun.
Kitap almaktan da vazgeçmeyin. Ben hala kitap alıyorum fakat içinden en iyilerini okuyorum. Aldım diye her kitabı okumam gerekmez. Çok kitabım var. Kitap ne kadar çok olursa onun içinden en iyi olanın sayısı da çok olur. Evimde iki bin beş yüz civarında kitap var. Bazıları bunların hepsini okudun mu diyor. He diyorum. Böyle bir soru soran hiç okumadığını anlatır.
Şunu itiraf edeyim ki çok kitap okumaya gerek yok esasında. Bütün ömrünce insan iyilerinden üç yüz kitap okusa ve bunları iyi anlasa yeterlidir. Ama bu üç yüz kitabı ancak üç bin kitap arasından bulabilir. Kitapların çoğu birbirinin tekrarıdır. Bütün mesele iyi kitap seçme işidir. Bunu öğrenmek de bana bir ömre mal oldu. Goethe seksen yaşında “hala okumayı öğreniyorum” demiş.
Cuma Özusan