Açık yüreklilikle söyleyebilirim ki şimdiye kadarki olan hayatımda Kuran-ı Kerim’den sonra beni bu kadar etkileyen başka bir kitap yoktur. Bitirdikten sonra bir müddet etkisinden çıkamadım. Şimdi bile hala aklıma gelir ve içimi cız eder. Zaten bu incelemeyi yazma sebebim de budur. Az önce misafirli ve tantanalı geçen bir akşamı uzun bir bebek uyutma ve ardından kalan bulaşıkları halledip sonlandırma niyetindeyken uykuya dalmama engel olan şey yine Martin Eden’dı. Bu denli acısını hissettiğim şey üzerine bir iki şey karalama hakkım olduğunu hissettim. İtiraf etmem gerekir ki kitabın kalınlığı başta gözümü korkutmuştu. Çünkü bebek sahibi olduktan sonra sayfa sayısı gözümü korkutup beni yıldırmasın ve yarım bırakmama sebep olmasın diye ince ve orta kalınlıkta kitaplar okumaya gayret ediyorum ama… Ama Martin Eden hiç bitmesin istedim.
Kitabın konusuna gelirsek alt tabakadan, fakir ve hayatı boyunca sayısız işte çalışmış ve çalışmak zorunda olan bir gencin bir tesadüf eseri burjuva takımıyla tanışması ve (tabi
ki) bir hanımdan hoşlanması sonucu, onun sınıfı
na yükselebilmek için büyük çalışmalar ve gayretler göstermesi, bunu fazlaca başarması ve fakat insanlar tarafından kendisinin yazma konusundaki ısrarının, onca çabasının ve ulaştığı yerin hiçe sayılıp kendisi için istediği ve hayal ettiği şeye parası ve işi olmadığı için saygı duymamaları ve inanmamaları ve nihayetinde başardığında ve birden dünyaca ünlü olduğunda herkesin ona bir anda ihtimam vermesi sonucu yaşadığı içsel çöküş.
Lütfen, lütfen okuyun.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma