Tema: İsyan ve doğaya dönüş anlayışından kaynaklanan başkaldırı.
Hiçbir yere ait olamamak nedir bilir misiniz? İnsan ömrü boyunca bir kez de olsa “Ben nereye aidim?” demiştir. Hayatınızdan kesitler alacağınız sürükleyici bir yapıt, hiçbir yere ait olamamanın verdiği içsel çekişmeleri temsil eden Yusuf’un dramatik öyküsü.
Kuyucaklı Yusuf’la ezilen köylü ve toplumsal yapının aksayan yönleri ilk defa içerden bir gözle bizlere sunuluyor. Kuyucak’tan, Edremit’e uzanan bu yaşam öyküsünde, kasabanın ileri gelenleri tarafından ezilmesi, yozlaşma nedeniyle toplumda oluşan eşitsizlikler, adaletsizlik, ekonomik durumun önemi gözler önüne seriliyor.
(Spoiler: Tüm bu belirsizliğin içinde Yusuf, Muazzez’i sevip sevmediğini hiçbir zaman anlayamadı.)
Kuyucaklı YusufSabahattin Alilzeynnpyy
Bildiğiniz tüm motivasyon cümlelerini bir kenara bırakabilirsiniz zira bu kitabı okuduktan sonra yüreğinizdeki kıvılcımı fark edeceksiniz. Uçsuz bucaksız bir yolculuğa hazır olun. Kalemin inceliğini sayfalar arttıkça daha da iyi anlıyorsunuz birçok dinden ve birçok rivayetten söz konusu harmanlayıp saygı-sevgi çerçevesinde konu olması oldukça etkileyici. Evet bu bir yolculuk, kuyudan saltanata doğru giden. “Gerçekleştirmem gereken bir “”ben”” var diyorsanız, nereye gittiğinizi merak ediyorsanız, amacınızı bilmiyorsanız, kendinizi tanımıyorsanız, kendinizi tanımak istiyorsanız, ve en önemlisi hayallere inanmak istiyorsanız doğru yerdesiniz”.
Herkesin ömründe en az 2 kez okuması gereken bir şaheser.
SimyacıPaulo Coelho
Zülfü Livaneli Kitabın sonunda; olağanüstü derecede şaşıracaksınız ve hayrete düşeceksiniz. Birkaç saat afallayacak ve üzerine düşüneceksiniz. Bir insan nasıl bu hâle gelebilir?
Ben de bir gün bu illete kapılır mıyım? Yaşananlar gerçek olabilir mi?
Diye. O illet de tahmin edeceğiniz üzere, aşk.
Yazar; Türkiye'de en çok okunanlar arasında. Serenad'dan sonra yazarın okuduğum 2. Kitabı.
Dili oldukça yalın ve akıcı. Özellikle Mehmet'in son anlarını kalp atışlarınız hızlanarak okuyorsunuz. Hikayenin başlarında gereksiz ayrıntı verilmiş desem de hikayenin sonunda her ayrıntının bir bağlayıcı unsur olduğunu fark ettim. İnsan ruhu ve bedenini derinden sarsan aşkı en acımasız taraflarını bizlere yoğun bir şekilde sunan soluksuz bir roman. Her duygunun aşırılığının ve yoksunluğunun bizi hayattan koparacak şekilde olduğunu tüm yaşamsal fonksiyonlarımızı yok ettiğini bizlere sunuyor.Kurgusunun yapıldığı aşkın yıkımı gerçekte bir insan bedeninin içine yerleşmiş kalbin tüm dünyayı yakıp kavuracagı gerçeğini gözler önüne seriyor.
Spoiler vermedim. Genel bir duygu özeti geçtim. Tek verebileceğim spoi; iki habersiz ayrı beden aynı ruh. ( Kız, erkek ilişkisi değildir)