Kitap Roma'daki darphanede bir kölenin paraya bir çekiç darbesi vurmasıyla başlıyor. Bunu söylüyorum çünkü bu para kitap boyu bizimle beraber geliyor her yere. Kurgusal olarak bu kısmı çok hoşuma gitti. Kitap ashab-ı kehfin hikayesini anlatıyor temelde. Tabi daha çok tarihi bir kurguyla. Yazar o zamanın Romasını öyle bir anlatıyor ki orda yaşıyor gibi hissediyorsunuz. Tek bir karakter üzerinden gitmiyor hikaye,bir sürü kölenin yaşamına tanık oluyoruz, hepsi de farklı bir işte çalışıyor bu da yazarın bize o zamanın atmosferini yansıtmasında en büyük etken bence. Sadece onların yaşamı değil tabi anlatılan, Senato, Forum, Colosseum ve başta Şifa Tapınağı olmak üzere diğer tapınaklar, hepsine değiniyor kitapta. Bir de o zamanki zalim krala ve yaptıklarına. Ve burda değinemeyeceğim bir sürü şeye. Sonlara doğru bizim bildiğimiz uyuma hikayesi ve uyanınca yaşadıkları şeyler. Yazar sonda bir küçük değişiklik yapmış niye yaptığını çok anlayamadım. Onun dışında eleştirebileceğim bir kısmı yok. Kitap sekiz yılda yazılmış ve okurken bunu hissediyorsunuz. Nazan Bekiroğlu'nun kalemini seviyorsanız kesinlikle okumalısınız. Biraz kalın bir kitap ama okurken çok hissettirmiyor merak etmeyin.
Tavsiyemdir.