"Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Alt katında uyumayı bir ranzanın
Üst katında çocukluğum...
Kâğıttan gemiler yaptım kalbimden
Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
Aşk diyorsunuz,
limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!"
İnsanlar arabalarla, pahalı kıyafetlerle, lüks tatillerle övünüyor ama sabahları acele etmeden uyanmanın, kafanı yastığa koyduğunda hiçbir şeye borçlu hissetmemenin, gerçekten sevdiğin insanlarla içten bir sohbet edebilmenin ne büyük bir zenginlik olduğunu kimse fark etmiyor. Markalarla donatılmış hayatlar içinde huzursuzca debelenirken, aslında en büyük lüksün kimseye hesap vermeden yaşamak olduğunu anlamıyorlar. Gösterişin peşinde koşarken, gerçekten değerli olan şeyleri fark edemeyecek kadar meşguller. Oysa en büyük lüks, kendin olabilmek değil mi?