zeynep

zeynep
@zeyzeynoli
don°t know
.
eğitiliyoruz bisekilde
malatya
28 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
İnceleme
Puan vermedi·330 syf.··
2024 72. kitabı
Arzu Kahraman cinayete maruz kalmış ve ölmüştür. Kimsenin ummadığı bir şey gerçekleşmiştir. Sebebi belirsiz bu cinayete kurban giden Arzu Kahramanın misafirlerinden olan Ahmet Arslan cinayet işlendiği sırada oradadır. Bu yüzden diğer konuklar gibi kendisi de şüpheliler arasındadır. Gazeteci bir kız olayı sorgulamak için köye gelir ve Ahmet Bey’ uğrar. İkisi biraz tartışıp didişse de Ahmet Arslan kızın sorularına cevap veriyor. Olay hakkında konuşmaya devam ediyorlar. Kız işinde daha başarılı olmak ve mevkisini yükseltmek hedefindedir ve bu olayı da dikkatle incelemektedir. Duygusallık konusunda zayıf olan Ahmet Bey ile iletişim kurmak zor olsa da bir şekilde konuşmayı başarıyorlar. Ahmet Bey mecbur kalmadıkça herhangi biriyle konuşmayan ve olabildiğince asosyal yaşayan biridir. Zorunda olmadıkça sosyal ilişkiler kurmaz ve insanlarla konuşmaz. Katı ve içe kapanık bir kişidir. Herkesten uzakta yaşamak isteyen ve hayatını insanlardan uzakta kalarak devam ettirmek isteyen biridir Ahmet Arslan. Kız onun yanından ayrılmak istese de oradan uzaklaşıp dönmek istese de Ahmet Beyin bazı cümleleri vardır ki gazetecideki merak duygusunu hat safhaya ulaştırır ve kız orada kalmaya kendini mecbur hisseder. Duygulardan arınmış Ahmet Bey gazeteciye günler süren hikayelerini anlatmaya başlar. Daha doğrusu kardeşi Mehmet’in yaşadığı hikayeleri aktarır. On yaş civarlarındayken bir kaza sonrasında ebeveynleri olan anne ve babasını kaybetmişlerdir Ahmet ile Mehmet. Okullarından mezun olduktan sonra Rusya’ya giderler ve orada çalışma konusunda karar kılıyorlar. Hareketliliği ve zıpırlığıyla bilinen Mehmet bir kıza aşık oluyor Rusya’da. Rusça bilmesinin sonucu onun kızla tek bir kelime dahi edememesi oluyor. Ludmilla adlı arkadaşları yardımcı oluyor ve kolay olmasa da ikisi arasındaki köprü
Edebiyat
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,6bin okunma
Reklam
İnceleme
Puan vermedi·79 syf.··
2024 74. kitabı
Anlatıcı, Florya’da, ağaçlık bir bölgede kuş yakalayan üç gencin yanına gider. Süleyman, Semih ve Hayri, yakaladıkları kuşların satılmamasından şikayetçidir. Biraz para kazanmak için çalıp sattıkları bir kilim nedeniyle başlarına gelenleri anlatırlar. Üç dört gün süreyle çocukların yanına uğramayan anlatıcı, geri döndüğünde Semih’in gitmiş olduğunu fark eder. Yine aynı bölgede bulunan Tuğrul ve arkadaşlarından oluşan bir grupla kavga ettiklerini, kavga sırasında bıçak çeken Semih’in daha sonra darılarak bölgeden ayrıldığını öğrenen Anlatıcı, Mahmut isimli bir tanıdığıyla buluşmak için bölgeden ayrılır. İnsanlara karşı büyük bir sevgi duyan Mahmut ile kuşlardan ve balıklardan sohbet eden Anlatıcı, İstanbul’da yaşanan değişimleri üzüntüyle gözlemler. Daha sonra Dolapdere’den, Semih’in yanına gitmiş olabileceği Ali Şah’tan bahseden Anlatıcı, Semih’in zenginlik hayallerini, Hayri’nin İstanbul’a gelme sebeplerini, annesine duyduğu özlemi aktarır. Hayri ve Süleyman ise, kuş satabilmek umuduyla, Anadolu’dan gelen insanların yoğun bir şekilde yaşadığı Kazlıçeşme bölgesine gider. Ancak, burada yaşayanlar kendilerinden kuş almak bir yana, onları öfkeyle semtlerinden uzaklaştırır. Daha sonra Mahmut ile birlikte Taksim’e giden çocuklar, burada satış yapmaya çalışır. Ancak tek tük uğrayan müşteriler hariç, kimse onlarla ilgilenmez, Süleyman ve Hayri de umutsuzlukla pes eder. Anlatıcı romanın sonunda Florya’daki çadırlarını ziyaret ettiğinde, orada sadece “rakip” ekipten Tuğrul’un kaldığını görür görür. Anlatıcı, kendisini pis pis gülümseyerek karşılayan Tuğrul’a aldırmasa da, hemen yanında bulunan kesilmiş yüzlerce kuş kafasını görünce büyük bir üzüntü yaşar.
Edebiyat
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202218bin okunma
İnceleme
Puan vermedi·102 syf.··
2024 75. kitabı
Roman, Anavarza Kayalıkları civarında Hasan ile açılır. Altı – yedi yaşındayken babası öldürülen Hasan, uzun süredir yaşadığı köyden kaçmak istemektedir. Hasan’ın babası Halil’in öldürülme hikayesi, romanda yavaş yavaş, aralıklı olarak açıklanır. Hasan’ın annesi Esme, çok güzel bir kadın olduğu için, Halil ona aşık olmuş, onu kaçırarak zorla evlenmiştir. Ancak Esme istemeden birlikte olduğu Halil’i değil, Abbas’ı sevmektedir. Bir gün, Halil, Esme ve Hasan yemek yerken Abbas Halil’i vurarak öldürür. Daha sonra Abbas da öldürülür, ancak başta Halil’in yaşlı annesi olmak üzere, herkes bu işin asıl sorumlusunun Esme olduğunu düşünür. Esme ölmediği sürece, Halil’in “kanının yerde kalacağını” düşünen insanlar, Esme’nin öldürülmesi gerektiğini savunurlar. Hatta köyde bunun gerekliliğini anlatmak için “doğaüstü” olaylar bile anlatılmaya başlanır. Kanı yerde kaldığı için zebanilerden işkence gören Halil’in hortladığı, Esme’nin öldürülmesini istediği, hortlağı bizzat gördüğünü iddia eden birkaç kişi tarafından anlatılır. Ancak, Hasan’ın büyükannesinin isteğine rağmen, Esme bir türlü öldürülemez. Ne Halil’in kardeşleri, ne başka köylerden getirilmeye çalışılanlar Esme’yi öldürmeye vakıf olabilirler. Bu durum, bazen Esme’nin son derece detaylı bir şekilde açıklanan güzelliğiyle, bazen de Hasan’ın amcalarının dayılarından korkması ile açıklanır. Esme yaşamaya devam ettikçe, onu öldürme sorumluluğunun da yavaş yavaş Hasan’ın üstüne binmeye başladığı hissedilir. Annesi kendisi olmadan köyden ayrılmayı reddettiği, amcaları da hiçbir koşulda birlikte gitmelerine izin vermedikleri için, Hasan ve Esme bu tuhaf durumda uzun süre yaşarlar. Öyle ki, romanın büyük bölümü annesini öldürmesi yönündeki beklentinin Hasan üzerinde yarattığı psikolojik buhranlar üzerinden ilerler. Henüz bir
Edebiyat
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,1bin okunma