Kitap, çocuklara umut etmeyi, cesur olmayı ve hayallerinin peşinden gitmeyi öğretiyor. Kahramanların güneşi uyandırma çabası, aslında dünyayı güzelleştirme isteğinin bir sembolü.
Kitapta dayanışma, arkadaşlık ve umut temaları ön planda. Yazarın sade ve akıcı dili çocukların ilgisini çekiyor, büyükler içinse düşündürücü bir tarafı var. Hikâye, okuyucuya “Dünyada güzellikler olsun istiyorsan, sen de bir şeyler yapmalısın” mesajını veriyor.
Henüz 5 yaşında olan Zeze, oldukça yaramazdır. Aynı zamanda oldukça da duygusal olan Zeze'nin hayal gücü çok da gelişmiştir. Yeni eve taşındıklarında çok üzülen Zeze, bahçede gördüğü Şeker Portakalını kendine arkadaş edinir.
Ona tüm gününü ve hayallerini anlatır. Yılbaşı geldiğinde Zeze hediye beklentisine girse de yoksul olan babasının ona hediye alacak gücü yoktur. Babasını bu yüzden üzdüğünü görünce çok üzülür ve çalışarak babasına filtreli sigara alıp hediye eder.
Zeze bir gün sokak şarkıcısı Arivaldo ile karşılaşınca onunla şarkılar söylemeye başlar. Zezee'nin babası ise şarkı sözlerini müstehcen bulduğu için onunla görüşmesini istemez. Buna rağmen şarkı söylemeye devam edince babası onu kemerle döver. Bunun üzerine Zeze, artık onun oğlu olmak istemediğini söyler.
Sürekli yaramazlık yaptığı için ailesinde sürekli dayak yiyen Zeze bir gün ablası ve abisi tarafından öyle bir dayak yer ki yerinden kalkamayacak hale gelir. Geçmişte arabasını çaldığı Portekizlinin oğlu olmak istediğine karar verir. Ancak Portekizli onu bu düşünceden vazgeçirir. Bir gün okuldayken Portekizlinin kaza yaptığını öğrenir.
Öldüğünü öğrendiğine yıkılan Zeze'ye bir diğer haber ise bahçedeki Şeker Portakalının yol yapım çalışması için kesileceği haberidir. Kasabalılar Zeze'yi ziyarete gelir ancak o sadece Şeker Portakalı ile konuşur. Yıllar sona Zeze iyileşmiş, babası iş bulmuş olsa da çocukluğu artık ölmüş, kalbi soğumuştur.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,5bin okunma
Henüz 5 yaşında olan Zeze, oldukça yaramazdır. Aynı zamanda oldukça da duygusal olan Zeze'nin hayal gücü çok da gelişmiştir. Yeni eve taşındıklarında çok üzülen Zeze, bahçede gördüğü Şeker Portakalını kendine arkadaş edinir.
Zeze bir gün sokak şarkıcısı Arivaldo ile karşılaşınca onunla şarkılar söylemeye başlar. Zezee'nin babası ise şarkı sözlerini müstehcen bulduğu için onunla görüşmesini istemez. Buna rağmen şarkı söylemeye devam edince babası onu kemerle döver. Bunun üzerine Zeze, artık onun oğlu olmak istemediğini söyler. Sürekli yaramazlık yaptığı için ailesinde sürekli dayak yiyen Zeze bir gün ablası ve abisi tarafından öyle bir dayak yer ki yerinden kalkamayacak hale gelir. Geçmişte arabasını çaldığı Portekizlinin oğlu olmak istediğine karar verir. Ancak Portekizli onu bu düşünceden vazgeçirir. Bir gün okuldayken Portekizlinin kaza yaptığını öğrenir.
Öldüğünü öğrendiğine yıkılan Zeze'ye bir diğer haber ise bahçedeki Şeker Portakalının yol yapım çalışması için kesileceği haberidir. Kasabalılar Zeze'yi ziyarete gelir ancak o sadece Şeker Portakalı ile konuşur. Yıllar sona Zeze iyileşmiş, babası iş bulmuş olsa da çocukluğu artık ölmüş, kalbi soğumuştur.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,5bin okunma
Ağlayarak okuduğum kitaplardan biri oldu.
Ah zezee küçücük yaşında neler yaşadın öyle
Okunmalı ki içinden biz de kendi payımıza düşeni alalım
Her kitap başka dünya
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,5bin okunma
Henüz 5 yaşında olan Zeze, oldukça yaramazdır. Aynı zamanda oldukça da duygusal olan Zeze'nin hayal gücü çok da gelişmiştir. Yeni eve taşındıklarında çok üzülen Zeze, bahçede gördüğü Şeker Portakalını kendine arkadaş edinir.
Ona tüm gününü ve hayallerini anlatır. Yılbaşı geldiğinde Zeze hediye beklentisine girse de yoksul olan babasının ona hediye alacak gücü yoktur. Babasını bu yüzden üzdüğünü görünce çok üzülür ve çalışarak babasına filtreli sigara alıp hediye eder.
Zeze bir gün sokak şarkıcısı Arivaldo ile karşılaşınca onunla şarkılar söylemeye başlar. Zezee'nin babası ise şarkı sözlerini müstehcen bulduğu için onunla görüşmesini istemez. Buna rağmen şarkı söylemeye devam edince babası onu kemerle döver. Bunun üzerine Zeze, artık onun oğlu olmak istemediğini söyler. Sürekli yaramazlık yaptığı için ailesinde sürekli dayak yiyen Zeze bir gün ablası ve abisi tarafından öyle bir dayak yer ki yerinden kalkamayacak hale gelir. Geçmişte arabasını çaldığı Portekizlinin oğlu olmak istediğine karar verir. Ancak Portekizli onu bu düşünceden vazgeçirir. Bir gün okuldayken Portekizlinin kaza yaptığını öğrenir. Öldüğünü öğrendiğine yıkılan Zeze'ye bir diğer haber ise bahçedeki Şeker Portakalının yol yapım çalışması için kesileceği haberidir. Kasabalılar Zeze'yi ziyarete gelir ancak o sadece Şeker Portakalı ile konuşur. Yıllar sona Zeze iyileşmiş, babası iş bulmuş olsa da çocukluğu artık ölmüş, kalbi soğumuştur.
Ahh zezee....
Nasıl masum nasıl güzel bir çocuksun sen...yazarın kalemine dökülen cümleler aşırı masum, bir o kadar da haylaz ama bir o kadar da düşünceli bir çocuğun hayatını anlatıyor.. Birde akıl hocası var portuga ikisi birleşince muhteşem bir hikaye ortaya çıkıyor...ve bu kitapla son bulmuyor macera... okunmayı hak eden kitaplar arasında diyebilirim..
"Biliyormusun insanları öldürüyorum Portuga"
- bunu nasıl yapıyorsun Zeze?
- onları unutarak