Düğün pastasının ikramı, sonun başlangıcı demektir. Düğün bitimine ramak kaldığını göstermenin en tatlı yoludur aynı zamanda. Ne kadar naif bir fikir. Yediniz içtiniz hadi gidin artık ile yedik içtik bize müsaade arasında sağlam denge tutturmuş bir sistem bu. Bu sebeple pastayı yiyen insanlar genel olarak evinin yolunu tutar. Çünkü onları oraya bağlayacak bir sebep kalmamıştır artık.
(P.s: kitap önce sarmadı fakat sonra bakış açım değişti, hayatı ciddiye almadan sakince okuduğunuzda tespitlerin ne kadar doğru tespitler olduğunu anlıyorsunuz.)
Kendilerine maske veya zırh yaptıkları mükemmeliyetçiliğin ardını görecek bir hayat tecrübem var çünkü artık 
Bazı durumlarda olanca hırsımızı eşimizden almak, nikahtaki kerametlerden biridir. O da bana yapmıştı.
Bir milenyum icadı olan uyku eğitimi için çok uygun bir dönem evet ama kendimi de yavrumu da herhangi bir başka konuda daha eğitmeye hiç niyetim yok. Çünkü o kadar delirmedim. Herkesin metodu kendinin olabilir, sorun yok. Hem sütten kesip hem odasını ayırayım ve dokuz ay karnımda taşıdığım biricik çocuğumu kendi ellerimle delirteyim, Süper fikirmiş.
Çocuğun doğum gününde, mutfağa gidip geleneklerimize uygun olarak, 45 yaş üzeri insanlara fanta, daha genç kitleye ise kola şeklinde ikramlarımı hazırladım. Pastayı, bağlacı ayrılması gereken yerden kestim ve servise başladım. Takip eden iki gün boyunca tüm öğünleri misafirlerden artan pastalarla geçirdim. Bu süreçte en iyi ihtimalle 15 kg almışımdır. Çünkü bir saniyede kira alabilmek gibi harika bir donanıma sahip olduğumu saklamanın manası yok artık. Yaş geçmiş baş geçmiş. Canım sarı kola istiyor, düşünün.
Esasen tek bir parçası üç kişiye yetebilecek oluşuyla israftan başka bir amaca hizmet etmeyen, yine de ısrarla kişi başına birer pay edilen kalın peçeteleri