“Na—nasıl geldim buraya ben?”
“Bunu size ancak bir başka Dünyalı açıklayabilir. Dünyalılar müthiş açıklayıcılardır; bir olayın neden böyle yapılandığını açıklar, diğer olaylara nasıl erişilebileceğini yahut diğer olaylardan nasıl kaçınılabileceğini anlatırlar. Bense Tralfamadorluyum; zamanın tümünü sizlerin dağları gördüğünüz gibi görürüm. Zamanın tümü, zamanın tümüdür. Değişmez. Uyarılara veya açıklamalara gelmez. Vardır, o kadar. Andan âna bakarsanız hepimizin, daha önce de söylediğim gibi, kehribardaki böcekler olduğunu anlarsınız.”
“Hür iradeye inanmıyormuşsunuz gibi geldi bana,” dedi Billy Pilgrim.
“Dünyalıları incelemeye bunca zaman harcamasaydım,” dedi Tralfamadorlu, “hür irade” derken neyi kastettiğinizi kavrayamazdım. Evrende, üzerinde yaşam bulunan otuz bir gezegeni bizzat ziyaret ettim ve yüz küsur diğerine dair raporları okudum. Hür irade lafına bir tek Dünya'da rastladım.”