Zifiri

Zifiri
@zifiridusunce
Mahur Beste'deki Sabri Hoca, Pembe İncili Kaftan'daki Muhsin Çelebi Son arzumuz budur fani dünyada: "Türk'üz, varacağız Kızılelma'ya..."
Bölgede özellikle Semerkant'ın Maturid köyünde yüksek ilim tahsiliyle adını duyurmaya başlayan İmam Maturidi (öl. 944), Ebu Hanife'nin fıkıh ve kelamdaki yorumlarını daha da geliştirip Ehl-i Sünnet akaidini akıl ekolünün üzerine bina etmekteydi.
Sayfa 116
Reklam
Yine de Türklerle uzun süreli tanışıklık onların tarihine dair ilgiyi de arttırmış olmalıydı. Bundan dolayı Türklerin tarihi Nuh'un oğlu Yafes'ten başlatılıyordu. Buna göre Nuh, oğullarından Yafes'i doğu memleketlerine göndermişti. Türkler onun oğlu Türk'ün soyundan geliyordu. Aslında bu anlatıyla Türklerin insanlığın en eski milletlerinden biri olduğu ifade ediliyordu. Buna rağmen Türkler hakkındaki bilgiler daha çok uydurma veya kulaktan dolma, devrin efsanevi hikâyelerine karışık hâlde dolasıvordu,
Sayfa 109
Câhiz'in resmettiği Türk; korkusuz, yiğit, savaşçı, yağmacı, avcı, düşman ile karşılaşmaktan çekin; meyen, asla hile yapmayan ya da hileyi düşünmeyen, kurnazlık bilmeyen, dürüst, tek başına savaşmaktan çekinmeyen, kaçmayan, takip edilmekten çekinmeyen ya da takip edilmesi mümkün olmayan, başını çevirmeye ihtiyaç duymadan arkasında ne olup bittiğini görebilen, saf, temiz ve iyi kalpli biridir.
Sayfa 105
Câhiz'i bu derece etkileyen şey, Türklerin savaşçılığına duyduğu derin hayranlık ve saygıydı. Hakikaten hilafet ordusunda yer alan Türklerin hayranlık uyandıracak derecede askeri disiplin içinde olmaları, savaşlarda eşine ender rastlanır kahramanlıklar göstermeleri sadece Abbasi sarayında değil, bütün Arap ülkesinde dilden dile dolaşır hale gelmişti.
Sayfa 104
Abbasiler onların yerli ahali ile -yani Araplarlakaynaşmalarını istemiyorlardı. Bu yüzden zaman zaman onların evlenmeleri için Türkistan'dan Türk kızları getiriliyor, evleninceye kadar halifeden geçimlerini temin etmek üzere maaş alıyorlardı. Samerra şehri de sırf Türklerin rahatı için kurulmuştu (835).
Sayfa 101
Reklam