Metin T.

Metin T.
@zikodima
Müh.
İTÜ
Moskova
1264 okur puanı
Kasım 2016 tarihinde katıldı
Edebiyat gündemini takip etmek için güzel bir site
"Edebiyat Burada" genç kalem Çilem Dilber'in Kuyruklu Yalan kitabını mercek altına almış. edebiyatburada.com/omer-kaya-yazdi...
Edebiyat
Reklam
Nietzsche Üstüne Edebi Bir Yaklaşım
Bu ileti #50011404 Değerli Samet Ö. 'nün Nietzsche etkinliği kapsamında kaleme alınmıştır. Niçe’nin tüm felsefi yaklaşımlarını bir kenara koymanızı istiyorum. Ve bunu yapabileceğinizi de biliyorum. Hele bir gelin, gelin de bir görün ustanın edebiyattaki yerini. En “sembolik” edebi eserlerin başında Melville’nin Moby Dick’i gelir. Sembolik anlatım nedir peki? Hayatımızı sembolsüz-simgesiz düşünebilir miydik peki? Asla. A harfini gördüğünüz an, aklınıza A sesi gelmez mi? Ya da, bir bayrak gördüğümüzde-eğer tanıyorsak-bir ülke gelmez mi aklınıza? Ya da, kalp şekline getirilmiş bir elden, bir aşk? Teraziden adalet? Bir edebi eserin tamamı sembolik olabilir mi peki? Zor. Belki vardır ama ben görmedim. Bunu koyalım bir kenara. Şimdi metafora bir göz atalım. Çeşit çeşittir metafor. Sihridir kurmacanın. Hayatı kurmacaya en sahici metaforlar taşır. Ölüleri var. Deyim deriz ölü metaforlara. Mesela, "Balık baştan kokar" Değerden düşmeşmişse de, ışığı sönmüştür artık. Özel bir yol göstermez. Anonimdir. Ruhsuz. Alışılmış. Ama var işte. Ben en çok kapalısını severim metaforun. Mesela, "Zekasının ürettiği kılıçlar yine tüm sınıfı doğramış, yerine çekildiklerinde sınıf kan revan içinde can çekişiyordu" Yazarın yaratıp sunduğunu. Ne der Aristo? Metafor yapmak kadar onu anlamak da zordur. Çaba ister. Aynı soru. Peki bir metnin tamamı metaforik olabilir mi? Zor. Belki vardır ama ben görmedim. Biliyorum yordum sizi. Ama sıkın dişinizi biraz daha. Sonuna geldik zira. Bir metafor ya da bir sembol, ya bir cümlesinde vardır bir metnin ya da bir parçasında. Tamamı metafor ya da sembol olan tekbir metin yoktur. Metnin tamamının bir başka şeyi nitelediği hale ne denir peki? Alegori. Önce, üstü kapalı da olsa bir tanımı yapılır nitelenenin eldekiyle. Yani bir özdeşlik, bir eşitlik
Edebiyat
Nietzsche Üstüne Eleştirel Bir Yaklaşım
Bu ileti http://1000kitap.com/gonderi/50011404 Değerli Eda E.Eda E. 'nün Nietzsche etkinliği kapsamında kaleme alınmıştır. 12 Eylül üstümüzden buldozer gibi geçtiğinde, biz bir şeyler okuyor ama bir türlü aynaya bakmıyorduk. Kalktık baktık aynaya. Çıplaktık. Örtünelim dedik. Yeniden başladık okumaya. Altı kişiydik. Üçü Frankofon. En küçük bendim. Bir Frankofon bir ben biri hâlâ Marksist üç kişi hayattayız. Giden abilerimi saygıyla ve özlemle anıyorum. Başladık mı okumaya? Evet öyle oldu. Bir de daha garip bir şey oldu. Kimi okuduysak oncu olduk. Adam İsa’nın zamanında yaşamış, biz onu 1990’ların sonunda okumuşuz ve oncu olmuşuz. Kim akıl etti hatırlamıyorum. Muhtemelen abilerimizden birinin fikriydi. Gittik, Bilsak’a kayıt olduk. Bilsak nedir merak edenler için. m.bianet.org/bianet/toplum/1... İşte orada öğrendik Eleştirel Düşünce nedir. En çok Murat Belge’nin dersine girdik. Çok da terlettik kendisini. Biz onun iki misli terledik. Ama bir şey öğrendik: Aslolan öğrenmektir. En sağlam sandığın düşünceyi bile, gün gelir çeker, alırlar elinden. Sakın baston yapma, bastonsuz kalır ve düşersin. “Her teoride bir miktar hâletiruhiye bulunur,” der Heidegger. Ben “Her teoride, her fikirde bir miktar hâletiruhiye bulunur,” diyorum. Kulağımıza küpe olsun. Neden bu başlık? Elbette lalettayin konulmadı bu başlık. Çünkü eleştirel düşünme attığı her adımda bize gösterdi ki, insanlığın bulduğu en güçlü yöntemdir. Asıl gücünü yanlışlanabilirliğinden alır. Yanlışlayanı da ayakta alkışlar. Bu kadar da mütevazidir. Amaç bilek güreşi değil, anlamaktır. Çoğu filozof felsefesini sistematik olarak yazar. Nietzsche ise farklıdır. Nietzsche felsefesini daha çok aforizmalar şeklinde kotarır. Bir kurmaca gibi. Bunun
Felsefe
Postmodern Edebiyat Dedikleri...
Postmodern edebiyatta metinlerarasılık yazar için oldukça önemli bir aktarma yöntemidir. Amaç kurmacanın (roman ya da öykü), yarattığı yeni gerçeklikte temini güçlendirmektir. Bir öğesi de kolajdır. Bir örnekle açıklarsam. youtube.com/watch?v=xAMLyhu... Eypio şöyle bir parça yapmış. Kolajı anlatmak için paylaştım. Postmodern dediğimiz şey bir Zeitgeist’tir. Sadece edebiyatı değil, tüm sanat dallarını ve elbette müziği de kendine evirmiş bir süreçtir. Bu süreç tek tek insanların arzusuyla oluşmaz. Bir nevi süreç kendini yaratır. Yani PM sanat yeni haline evriliken bunun motoru-altyapısı kişiler değil, içinde bulunduğumuz, yeni bir hale evrilmiş toplam süreçtir ki içinde tüm ekonomik, sosyal, kültürel durumları-ilişkilerin yeni halini taşır ve yeni ilişkilerin bir yansımasıdır. Klibi izlemeden sözlerini dinleyin bir, aralara serpilmiş şeyler dikkatinizi çekti mi? Medyada Naim'le alakalı konuşmalar, övgüler kullanılmış. Buna kolaj diyoruz. Aynı konuyu destekleyen farklı iletileri (müzik sesle icra edildiği için, kolajlar da sesli) kendi müziğine kolajlamış. Edebiyatta kolaj da böyle bir şey işte. Bir metinlerarasılığa işaret eder. Amaç kurmaca metnin temini zenginleştirmektir. Roman türünde bu metinlerarasılık teknik, romanın dokusundan daha farklı nitelikteki metinlerin bir araya getirilmesiyle oluşur. Bu bir sözlük maddesi, bir ansiklopedi maddesi, bir makale de olabilir. -Gazete haberi, şiir, mektup, destan vb.- Ya da başka bir kurmacadan alınan bir metin, yeni metne taşınarak yapılır.
Siz Ne Dersiniz?
Aslında gerçekle, dolayısıyla varlıkla maddi bir bağlantısı kurulamasa da, insan bir yönüyle gerçekten de metafizik. Son dönem Post-modern kurmacalarda da sıklıkla bu konular işleniyor. Gerek Büyülü-gerçekçi gerek Gerçeküstü gerekse de bazı Fantastik kurmacalarda temalar, metafizik dünyamızla kurulan linkle aktarılıyor. Yani, bir nevi deformasyonla yazarlar, kendi öznel gerçekliklerini yaratıyorlar. Ya peki, insanların var olan her şeyle metafiziksel bağlantıda oldukları doğrulanırsa ne olur? Bana göre, işte o zaman sadece bilimsel verilere bakmak yetmeyecek. Önümüze açılan sonsuz bir okyanusta daha da çaresiz olacağız kesin. Siz ne dersiniz?