#𝙎𝘼𝙁𝙁𝘼𝙏_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙄̇_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙄̇𝙍☝️ ☝️Doğrusu #Yûnusda peygamberlerimizden biriydi. 139 Hani o, sahibinden kaçmış köle gibi, Rabbinden izinsiz vazîfe yerinden ayrılmış ve dolu bir gemiye kendini atmıştı. 140 Sonra yolcular arasında kur‘a çektiler; Yûnus kur‘ayı kaybederek denize atıldı. 141 Onu büyük bir balık yutuverdi; bu sırada Yûnus, pişmanlık içinde kendisini kınayıp duruyordu. 142 Eğer o, Allah’ı her dâim tesbih eden kullardan olmasaydı, 143 Elbette insanların yeniden diriltileceği güne kadar o balığın karnında kalacaktı. 144 Sonra onu hasta ve yorgun bir halde ağaçsız, ıssız bir sahile attık. 145 Üzerine gölge yapması için asma kabak cinsinden bir ağaç bitiriverdik. 146 Biz onu sayıları yüz bine ulaşan, hatta gittikçe artan halkına yeniden gönderdik. 147 Onlar bu defa iman ettiler; biz de kendilerini belli bir süreye kadar nimetlerimizden faydalandırdık.
Üftâde’nin Hayatı Üftâde; düşmüş, âşık, mazlum, uysal ve alçak gönüllü demektir. Âriflerin sultanı, âşıkların burhanı, Bursa’nın kutbu Cenâb-ı Pîr Üftâde Hazretleri… Onu yâd edenler hep böyle yâd etmişlerdir. Onun hakkında söylenen bu sözler; birer methiye olmaktan ziyade, âlim, şair ve veli şahsiyeti hakkında bizlere ipucu veren ifadelerdir. Şiirleri, ilâhileri, menkıbeleri ve kerametleriyle aramızda yaşamaya devam eden Üftâde Hazretleri, tarih sahnesine asıl olarak iki büyük eseriyle çıkmıştır: Biri Celvetiyye Tarikatı, diğeri ise Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri’dir. Hz. Üftâde, bu iki büyük eseriyle din, zihniyet, sanat, fikir ve ruh dünyamızda asırlar boyunca derin izler bırakmıştır. Şimdi onu biraz daha yakından tanıyalım. Doğumu Manyaslı bir baba ile Bursa’nın Hamamlıkızık Köyü’nden bir annenin evladı olan Mehmet Muhyiddin Üftâde Hazretleri, 1490 yılında Bursa’da İnebey Çarşısı’nın üzerindeki Araplar Mahallesi’nde dünyaya geldi. Rivayete göre Üftâde Hazretleri doğduğu zaman annesi rüyasında oğlunu süt deryasına dalıp çıkarken görmüş; bu rüyayı telaşla Üftâde’nin babasına anlatmıştı. Babası ise: “İnşallah oğlumuzun ilim erbabı, kâmil bir veli olacağına işarettir.” demiştir. Hocaları ve Tahsili Hz. Üftâde ilk tahsilini Selçuk Hatun Camii İmamı Muslihiddin Efendi’nin yanında yapmıştır. İlk tasavvufî zevk ve neşveyi de muhtemelen bu zat vesilesiyle tatmış, Muslihiddin Efendi’nin birçok keşif ve kerametine şahit olmuştur. Hatta onun tarikatına intisap etmek istemiş; fakat hocası, o yaşta bir çocuğu kabul etmeyerek ileride arzu ettiği yüce makamlara erişebileceğini işaret etmekle yetinmiştir. Üftâde Hazretleri bunun yanı sıra Abdal Mehmed isimli bir meczuptan da istifade etmiştir. Saçlarını uzatarak onu taklit eden Üftâde, zaman zaman Gökdere semtindeki Cenk
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kalp Aziz ve Celil olan Allah'ı zikre devam ettikçe kendisine marifet, ilim, tevhid ve tevekkül gelir. Ayrıca Allah'tan gayrı şeylerden, yani mâsivâdan yüz çevirir. Abdülkadir Geylani (ks)
Muızz | el-Muizz İsminin Anlamı Muizz isminin lügat anlamı: İzz ve izzet kökünden türeyen el-Muizz ismi; güç, galibiyet, şiddet, şeref ve üstünlük anlamlarına gelmektedir. El-Muizz ismi kendisinden hemen sonra gelen el-Muzill ismiyle müzdevicedir. EL-MUİZZ: İstediğine izzet ve şeref verip yüceltip yükselten, ağırlayan, onurlandıran… Muizz isminin ıstılah anlamı: Muizz; hiçbir zaman mağlup edilmeyendir. Muizz; güç ve kuvvette eşi benzeri bulunmayandır. Muizz; izzet, şeref ve üstünlük sahibidir. “Ona “Allah’tan kork!” denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara, 2:206) Evet, öyle insanlar vardır ki, Allah’ı tanımaz, bilmez, sadece Allah’ın olan ve ona ait olan özel hâzinesine varıp dayanır, mahremiyetine tecavüz eder. Ona özel bir şey olan şeref ve onur gibi kıymetli şeyleri başka yerlerde ve başka şeylerde arar. Oysa el açıp yalvardığı şeyler, kapısında beklediği kimseler, sadece kendisini küçültmeye, alçaltmaya yarar da şeref ve onur sahibi olmaya değil. Onur ve izzet, şeref ve gurur sadece Allah’a kul olmaktadır. Makamda mevkide, parada pulda değil, şan şöhret gibi geçici ve aldatıcı şeylerde de değildir. Allah’a kul olan şereflenir, onurlanır. Yüzünü yere koyup nefsinin gururunu kıran, onun esaretinden kurtulur ve hürriyete kavuşur; böylece de gerçek şeref onura kavuşmuş olur. Muızz | el-Muizz Dualar ve Zikirler EL-MUİZZ: Bu mübarek ismin zikri (117) adettir. Zikir saati Güneş, günü Pazardır. Pazar güneş saati ise sabah erken ve ikindi sonrasıdır; bu saatlerde okunabilir. Muizz | el-Muizz esmasıyla yapılacak Dualar: Meleğini davet etmek isteyen bir kimse gerekil şartları yerine getirip (el Müiz) adını çokça anarsa, isteği yerine gelmiş ve gelen melek vasıtası ile de
Din
Alim | el-Alim İsminin Anlamı El-Alim ismi; bilmek, tanımak ve bir Şeyin künhüne vakıf olmak anlamlarına gelmektedir. Kur‟an‟da en çok kullanılan kelimelerden bir tanesi de ilim kökünden türeyen kelimelerdir. EL-ALİM: Canlı veya ölü, küçük veya büyük, gizli veya açık, kalpte, kafada olan veya dışa vurulan şeyi en ince ayrın­tısına kadar hakkıyla bilen. Alim isminin ıstılah anlamı: Alîm; semavatı ve içinde olanları bilendir. Alim ; uçsuz bucaksız yeryüzünü ve onun içindekileri bilendir. Alim ; gayb alemini ve tüm gaybî konuları bilendir. Alim ; denizlerde olup biten her şeyi bilendir. Alim ; yerde ve gökte söylenen her sözü bilendir. Alim ; insanların bulunduğu her durumu ve yaptıkları her işi bilendir. Alim ; kalplerde gizlenen düşünce, fikir, niyet ve sırların tamamını bilendir. Alim ; gözlerin her bakışnı ve kalplerin her meylini bilendir. Hiçbir şey Allah’ın ilminden gizlenemez. Öyle ki Allah (c.c), ezeli ve ebedi ilmiyle, sonsuz bilgiye ulaşır ve hiç zah­met çekmez. Çünkü O, öğrenmek için herhangi bir alete veya araca muhtaç değildir. O mutlak alimdir. İlmi ken- dindendir ve bütün ilimler de onun ilminin sadece küçük bir parıltısıdır. Biz sadece kendi dünyamıza ve şahsımıza bakan konularda bilgi sahibi olmaya uğraşırken O, bütün evreni sonsuz ilmiyle kuşatmış ve idare etmektedir. Onun ilmi içe de dışa da anında nüfuz eder. Kalplerden geçenleri de kafalarda hayal ve tasavvur edilenleri anında bilir. Alim | el-Alim Dualar ve Zikirler EL-ALİM isminin zikir adedi (150) Zikir saati Müşteri, günü Perşembedir. Perşembe günü müşteri saati, sabah erken ve ikindi sonrasıdır. Dileyen bu saatlerde okuyabilir. Gece okumala­rında ise tam gece yarısı okunabilir. Alim | el-Alim esmasıyla yapılacak Dualar:
Din
~ UZLETİN EDEPLERİ ~
Eğer uzleti tercih eden ve onu faziletli gören kimse için uzletin edepleri nedir (diye soracak olursan)? Deriz ki, insanların arasına karışma edeplerine bakmak uzun sürer. Zaten bunun "Sohbet Adabları" kitabında zikrettik. Uzletin edeplerine gelince, bu ise uzun sürmez. İlk olarak uzlete çekilecek olan kişinin niyeti insanları nefsinin şerrinden uzak tutmak olmalıdır. İkinci olarak, şerli kimselerin şerrinden selâmeti istemeyi niyet etmelidir. Üçüncü olarak ise Müslümanların haklarını yerine getirmekte kusurlu davranma âfetinden kurtulmaya niyet etmelidir. Dördüncü olarak da bütün gayretiyle kendisini Allah'a ibâdete vermesi gerekir. İşte uzlete niyet etmenin edepleri bunlardır. Sonra halvetinde ilme, amele, zikre ve fikre devam etsin ki, uzletin meyvesini toplasın. İnsanların kendisini çokça ziyaret etmesinden, onu meşgul etmekten engellesin ki vakti boşa gitmesin. İnsanların haberlerinden, insanların hakkında soru sormaktan, şehirde olan olaylara kulak vermekten ve insanların neyle meşgul olduğundan (sormaktan) uzak dursun. Zira bunların tümü kalpte yer eder. Namaz ve tefekkür esnasında hiç tahmin etmediği bir zamanda (olaylar) canlanıp kendisini meşgul eder. Haberlerin kulağa gelmesi, tohumun toprağa atılmasına benzer. Toprağa atılan tohumun bitmesi, dal budak salması ve birbirine karışması kaçılmazdır. 🕊️ Uzlet