Songül

Songül
@zikredenkalpler
7 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Gelir zikrinle efkâre selamet yâ Rasûlallah Büyüksün rütbe-i tahminden elbet yâ Rasûlallah (Nigar Hanım) Seni anmakla düşünceler selamet bulur ey Allah'ın elçisi; o derece büyüksün ki, tahminlerden öte!..
Şiir
Reklam
İddia: Hazreti Muhammed Peygamber, evine giren insanlardan rahatsızlık duymuş, bunu onlara söyleyememiş, duyduğu rahatsızlıktan vazgeçmeleri için Allah emretti diyerek ayet uydurmuş (?) Önce ayetlere bir bakalım:  Ey iman edenler! Kendinizi tanıtıp izin almadan ve içinde oturanlara selâm vermeden kendi evlerinizden başka evlere girmeyin. Sizin için daha iyi olanı budur; umulur ki düşünüp anlarsınız.  Eğer o evlerde bir kimse bulamazsanız -size izin verilmedikçe- oralara girmeyin. Size “(Kabul edemiyoruz,) dönün” denirse hemen dönün; bu sizin için daha nezih bir davranıştır. Allah bütün yaptıklarınızı bilmektedir.  İçinde kimsenin oturmadığı ve kendinize ait eşya bulunan evlere girmenizde sizin için bir sakınca yoktur. Allah açıkladığınızı da bilir, gizlediğinizi de! (Ahzap 33) Cevab: Şöyle ki Peygamber Efendimiz (aleyhisselam) hicret ettiği zaman hicret ettiği yer olan Medine'de adı duyulmuş, sağdan soldan bir çok insan onu ziyarete geliyormuş. Gelenlerin bir kısmı çöl bedevileriymiş. Yani kanun, kural, nezaket bilmeyen, kaba, saba çöl adamlarıymış. Bu insanlar Peygamber Efendimizin eğitiminden sonra pırıl pırıl sahabe olacaklar, ama ilk geldiklerinde bir kısmı hakikaten çok sıkıntılı, sorun çıkaran insanlarmış. Medine'de Peygamberimizin evi mescide açılıyor. Sahabe ve bedevilerden bazen pat diye içeri (evine) dalanlar oluyormuş, bir gün çölden gelen bir bedevi duymuş ki; "Medine'de muhammed diye biri varmış, onu bir göreyim" demiş. Peygamberimizin evine gelmiş ve aniden, edepsizce kapıya pat diye vurmuş ve içeri girmiş. O sırada Hz. Aişe (r.a.) annemiz peygamber efendimiz ile (başı açık bir şekilde) otuyormuş.  Bedevi Hz. Aişe annemizi o halde görünce diyeceği şeyi unutmuş, peygamber efendimize dönüp; "benim iki tane eşim var, birini seninkiyle degişelim mi?"
Haçlı zihniyetinin...en açık sözlü temsilcisi olan Silvio Berlusconi'nin 28 Eylül 2001 tarihli beyanatını hatırlayalım: "Doğu'yu Batılaştırmak ve Doğu halklarını fethetmeye devam etmek Batı'nın yazgısıdır. Batı bunu zaten komünist dünyada ve İslâm dünya sının bir kısmında yaptı. 1400 yıldır gelişme kay detmeyen İslâm dünyasında da aynı şeyi yapacak tır. Medeniyetimizin üstünlüğünden ve gücünden emin olmalıyız. Bizim medeniyetimizde insan hak larına ve dinlere saygı var. İşte bu, İslâm ülkelerinde eksik". (Sabah gazetesi, 29 Eylül 2001)
Aşk
Eflatun, felsefesinde mefhum ve kavramları kusurlardan, noksanlardan arıtır, onları temiz, güzel IDE lere bağlamakla o fikirleri, kavramları idealize eder. Eflatun'a göre realite de gördüğümüz bütün objetler o İde'lerin birer kusurlu suretleridir. Platonik aşkta sevgili, çirkin veya güzel olsun aşıkın gözünde Eflatun'un ideleri gibi, idealize olmuş, kusurlardan, çirkinliklerden arınmış görünecektir. Bu haldeki aşk, Platonik aşk olmuştur. Aşk İlmi ve Felsefi Açıdan/Burhanettin Semi