Kitap akıcıydı ama konusu sinir hastası etti beni, sanki karakterimiz değildi o mahzendeki de bendim. Sinir hastası olmak isteyen varsa okuyabilir ama.
Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü ile tanışma kitabım oldu. Kitaplarını kronolojik olarak okumak yerine Oğuz Aktürk'ün tavsiyesine uyarak bu kitaptan başladım.
Kitabı beğendim diyebilirim. Kitap zaten kısa ve yazarın dili akıcı ama kitabı yoğun olduğum bir dönemde parça parça okuduğum için bazı geçişleri anlamadım değişik bir şekilde ama bu da yazarın tarzı ve benim çok ara vermemden kaynaklı diye düşündüm çünkü tek oturuşta okunabilecek bir kitap bence.
Kitabın bazı bölümlerinde yazar için o kadar üzüldüm ki anlatamam. Gamlı Prenses olması absürt gelmedi bana. Yaşadıklarını yaşayan tüm insanlar büyük ihtimalle "Gamlı ..." olabilirmiş.
Son olarak da yazarın diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağımı düşünüyorum.
Kitap gerçekten isminin hakkını veren bir kitap. Tam bir el kitabı. Hızlı bir şekilde okudum ve bitirdim ama ara ara tekrar tekrar okunabileceğini düşünüyorum. Paulo Coelho'nun diline zaten "Veronika Ölmek İstiyor" ve "Simyacı" kitaplarından alışığım ve bayılıyorum. Yazarın diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım.
Yazarın daha önce Benim Hüzünlü Orospularım isimli kitabını okuyup beğenmemiştim, tanışma kitabı olarak seçmeseymişim keşke demiştim. Bu kitabı ona kıyasla beğendim. Kitabın başında sonunun verilmesinin gerçekten iyi akıl edilmiş bir detay olduğunu düşünüyorum sonu verilmesine rağmen merakla okumaya devam ettim.
Edgar Allan Poe'den kısa çerezlik bir kitap. Polisiye okumayı sevdiğim için kitabı okumakta zorluk çekmedim. Dupin bana Sherlock'u oldukça hatırlattı ama aynı tadı vermediğini söyleyebilirim. Ayrıca katil gerçekten şaşırttı. :)