Zin

Zin
İnsana huzur veren gerçeklikten payına düşenlerdir.
214 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·320 syf.·
Beğendi
·
2020 10. kitabı
Hem sanatsal hem de teknik açıdan en iyi sinematograflardan olan Bergman'ın, insan yüzünden ruhuna olan yolculuğunu anlatan filmlerine ve kendisine dair söyleşilerden oluşan magazinsel bilgilerden uzak, çoğunlukla röportajlardan oluşan bir kitap. Bergman, psikoloji filmleri çekmek için doğmuş bir sanatçı. Filmlerini anlamak zordur, çoğu kişi için de imkansız. Karamsar olduğunu düşünenler var ama bu izleyicinin hangi açıdan izlediğine bağlı.Benim için filmleri karamsar bir atmosfere sahip değil.Filmlerinde hayata ilişkin temel konular; varoluşsal sıkıntılar, ölüm, yaşam, sevgi, sadakat gibi bir çok soyut kavramı irdeler ama bunu yaparken ruhu kara bulutlara boğmaz, aksine insanı daha çok düşünmeye iterek cevap bulmanın veya sorgulamanın hazzını yaşatır. Ama ilk hedefi hissettirmektir.Bu şekilde yaşayıp-deneyimleyerek düşünsel bir süreci başlatabiliriz. Filmleri ruha hitap eder, hepsi birer şiirsel rüya gibidir. Alt benliklere yolculuğu, etkileyici bir şekilde sinema sanatına yansıtıyor.Derine indiğiniz kadar anlar ve zevk alırsınız. Filmlerinde daha derine inme umuduyla bulduğum ilk Bergman kitabını (hiç araştırma yapmadan) aldım. Yazar olarak kendi adı yazıyor ama içerik, röportajlar ve başkalarının yargılarından oluşuyor. Böyle olması benim açımdan hayal kırıklığı oldu, kitabın tamamen kendi cümlelerinden oluşmasını tercih ederdim. Bu tabii ki de kitap için kusur değil zaten istediğim şey yazarı biraz tanımaktı ve yeterli oldu. Bergman'ın tüm filmleri zihninin birer ürünü-anılarının yansımasıdır, otobiyografiktir. Yazar hakkında edindiğim bilgiler, filmlerini daha iyi anlamama katkı sağladı. Yaşadığımız her anın felsefik bir değer taşıyabileceğini anlatarak, hayatın acısıyla-tatlısıyla yaşamaya değer olduğunu gösteriyor. Her ne kadar fanatik olmamaya çalışsam
Sinema
Sinematografi İnsan YüzüdürIngmar Bergman · Agora Kitaplığı · 201299 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·128 syf.·
2019 47. kitabı
Gelecek deyince zihnimizde hayal ettiğimiz en üst düzey teknolojik gelişmelerle dolu bir dünya-gezegen gelir. Endüstri devriminden bu yana sürekli gelişen dünyada,  yapımı imkansız görünen ve hayalde varsa gerçekte neden olmasın dediğimiz çokça icat var. Gelecekle ilgili hayallerimiz bilim  ve ütopya( veya distopya) nın birleşimidir. Teknolojiye çok mu güveniyoruz,  hayal gücümüz dar bir çerçevede mi ya da bilim, bilinçli olarak teknolojinin üstünlüğünü bilinçaltımıza mı depoluyor? Heyecanla beklediğimiz zaman makinesinin icat edildiğini düşünsenize! Geleceğe gider üstün teknolojilerini öğrenir günümüze taşırız böylece hayat ultra kolaylaşır, beden gücümüzü sadece eğlenceye veririz , hayatı daha yaşanabilir kılan, bizi sürekli ileriye taşıyan düşünce gücüne de ihtiyacımız kalmaz tabii nesli muhtemelen tükenme tehlikesi altında olacak felsefeciler hariç. Bu sadece bir teori belki de en genel olanı.1894 yılında yazılan, bilimkurgunun öncü eserlerinden biri Zaman Makinesi binlerce zihinde hayali kurulan icadın en önemli kaynaklarından birisidir. Zaman Makinesi nde bizi fantastik bir dünya bekliyor. Wells , okuyucularını 800binli yıllara götürürken endüstrinin doğa ve insanlık üzerindeki hakimiyetinin olası sonuçlarından birini tasvir ediyor. Öyle bir sonuç ki daha ilerisi yok, yapılacak , üzerinde düşünülecek bir şey yok, zirveyle baş başa bir dünya… Teknolojinin zirvede olması demek insanlığın yozlaşması demektir. Kitaptaki en şaşırtıcı bölüm ise yozlaşmışların son hali, evrim o kadar sıradan ve olası görünüyor ki ister istemez bir parçanızı bu düşünceye kaptırmış buluyorsunuz . Evrime inanmak insanlığın maymundan geldiğini savunmakla eşdeğer değil; bu ,evrimin sadece bir teorisidir. Teknolojinin zirvede olduğu dolayısıyla da doğanın alt edildiği bir dünya şimdikinden
Zaman MakinesiH. G. Wells · İthaki Yayınları · 202337,1bin okunma
Huzurun kitabı
Puan vermedi·680 syf.·
Beğendi
·
2019 45. kitabı
"Bazen hüzünlü bir hevesle, günün birinde, bir parçası olmayacağım bir gelecekte bu sayfaları beğenenler çıkarsa, nihayet beni “anlayan” birine, içinde doğup sevilebileceğim gerçek bir aileye kavuşmuş olacağımı düşlerim. Ne var ki, doğmak şöyle dursun, o zaman çoktan ölmüş olacağım ben."    İnsanları ve Şeyleri anlamış hissetmiş bir dehanın yalnızlığı- anlaşılma arzusu... Beni en çok etkileyen pasajlardan biriydi bu. Anlaşılmanın verdiği huzurla-tebessümle ilerledim.   Zarif bir ruhla yazılmış bu kitabı okumak boyutlar arası seyahat gibiydi. İnsanı-beni bu kadar iyi anlamış birinin anlaşılmadan ölmesi eser boyunca beni huzursuz eden tek unsurdu.Pessoa'nın bu hüzünlü isteği bende haykırma isteği uyandırıyor ,'Keşke bilsen seni anlayan ne çok kişi var!' .Ama bir yanım da iyi ki anlaşılmamış yeterince diyor. Anlaşılsaydı eğer hayatıma alıp, hep değerli bir köşesinde saklamak istediğim bu kitaptan mahrum kalırdım; isabetli,hayranlık uyandıran tahlillerini anlayan olsaydı yazmak ihtiyacı bile duymazdı belki de . Anlaşılmak ne kadar değerliyse bu kitap da o kadar değerli.Anlaşıldığınız kadar varsınız, varolmak istiyorsunuz, bu yüzden de başka insanlara ihtiyacınız var.Anlaşılmadığınızı gördükçe  uzaklaşmak istiyorsunuz, hem de her şeyden.Ama ne kadar uzaklara giderseniz gidin içinizde biri daha olacak ve bunun da bir yöntem olmadığını anlayacaksınız. O biri de sizi tam anlayamıyor çünkü. Hayata dönün! Hissedin , hayal edin. Ne kadar çok yaşarsanız o kadar anlaşılacaksınız. Yaşadıkça pasajlarda repliklerde eşyalarda rüzgarda ve şeylerde var olduğunuzu göreceksiniz. Senfoni dalgalarında, bulutların hüznünde , minik bir taşın durgunluğunda, yaşlı bir ağacın kökünde, bir öyküde , bir çift yabancı gözde... Varolmak zor değil , asıl zor olan var olduğunu hissettirmektir.Ama
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 202514,5bin okunma
FANTASTİK ÇOCUKLAR
Puan vermedi·336 syf.·
Beğendi
·
2019 20. kitabı
Ayrı Dünyalar ama bilim kurgu değil olağanüstü haller ama fantastik değil. Onlarla aynı dünyada yaşadığımızı iddia etmek delilik olur. Temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı sevgisiz ve anlayışsız bir dünyada yaşayan kimsesizler ailesi. Aile dedim çünkü onlar çoğunlukla birbirlerini koruyup kolluyor , aynı türden olduklarını  , bizlerden farklı olduklarını biliyorlar. Evet biliyorum bu yazdıklarım çok acımasız ve soğuk , gerçek olsun ya da olmasın kabul edilebilir düşünceler değil. Onlar da bizim gibi tabii ki de , ayrı dünya olayı da ne, onları görünce o farklı dünyalarına zahmet edip bir adım atarız  değil mi ! Çünkü çok seviyor, değer veriyoruz . Aksini kim iddia edebilir , biz mi attık sanki onları sokağa, o zavallı aileleri (ki varsa )attı. Olsaydı milyon-trinyonlarımız yapardık onlara yurtlar okullar...   Peki onların istediği bu mu ? Aceba biz en iyi yurdu yaparsak bile kaç Fantastik Çocuk orada yaşamayı kabul eder. Alıştıkları o dünyayı aniden bırakıp lüks içinde yaşamak mı hayalleri? Bu çok değerli kitap sayesinde  Fantastiklerin dünyasını , hayallerini tanıdım . Geçmişlerinden nasıl etkilendiklerini, anlaşılmaya ne kadar muhtaç olduklarını gördüm . Onlarla gönülden bir dostluk kurmak isteyen uzaylılara karşı nasıl sevecen davrandıklarını gördüm.  Acımamıza değil sevgi ve anlayışımıza ihtyaçları var . Hepsinin bir hayali vardı. Ama hiçbirinin hayali güzel bir yurt veya evlatlık alınmak değildi. Kendi emekleriyle  ayakları üstünde duruyorlar, varsın bu emek hırsızlık olsun . Onların dünyasında bu böyle , ölüsünler mi yani açlıktan susuzluktan. Hiç bir kitap bu denli etkilememişti beni. Farkındalık yaratmak budur!Sürekli karşılaştığım Fantastiklerin dünyasına bu kadar alışmış olmak beni kendimden utandırdı. Bu konuda kendimle yüzleşmek çok zor oldu ve hala oluyor
1000Kitap
Çocuklar İnsandırYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20131,646 okunma
Sıradanın Büyülü Dünyası
Puan vermedi·480 syf.·
2019 10. kitabı
Orhan Pamuk'un sıradan görünenin dünyasına girip göründüğü gibi olmadığını, hayatı sorgulayış biçimi ve dünya görüşündeki bilgelikle bunun çok üstünde olduğunu taktir edilesi bir üslupla anlattığı bu muhteşem romana bayıldım. Okuduğum sürece kitap muhabbeti yaptığım her arkadaşıma ısrarla tavsiye edip OP ile tanışmaları konuşunda ısrar ettim ve tavsiye etmeye de devam edeceğim. Bir yazardan beklenebilecek bir çok inceliğe sahip OP bu romanında insan psikolojisini derinlemesine işleyip , usta bir anlatımla okurlara sunuyor .  Sürükleyici olmayan , ağır ağır ilerleyen roman gün geçtikçe ruhunuma işledi , hayatımın uzun zamandır bir parçasıymış gibi hissetiğim bu romanı bitirmek maalesef ki bir boşluk hissi yarattı. Bu boşluğu doldurmanın en iyi yolu aynı anlatıcıya -gözlem ustasına- ait başka bir roman okumak olucak. Romandaki en güzel konulardan biri de şahsi görüş ve resmi görüş ya da farklı bir şekilde ifade edilen kalbin niyetiyle dilin niyeti. Bu ikilikler arasındaki fark -kendini kandırma durumu- azaldıkça orantılı bir şekilde mutluluk ve huzur da artıyor. Daha neler neler... :)
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma