Zülal

Zülal
@zllozdn
Tarih & İlahiyat
10 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Hayatını sürdürebilmek için insanın “inanmak” zorunda olduğu anlaşılır. İnanmayı burada tırnak içinde yazmamın sebebi, bir şeye inanmak kadar inanmamanın da bir inanç olmasıdır. s.18 Bir toplumu, rastgele oluşmuş gelip geçici bir kalabalıktan ayırt eden nitelikler, ortak amaçlar, ilişkiler Ve ilişkileri düzenleyen kurallar olmak üzere üç esasta toplanır. s.19 İman etmek, bir şeye kayıtsız şartsız inanmak demektir. İmansız olmak da, iman eden kimsenin inandığı şeyin hakikat olmadığına inanmak demektir. İman eden ve imansız olan, içerik bakımından farklı olan ayrı ruhi durumlarına aynı psikolojik işlevle, yani bir inançla ulaşır. Onlar, inançlarının içeriği noktasında birbirinden ayrılmakla birlikte, onların o farklı içeriklere yönelişleri inanç yoluyladır. Çünkü iman ya da imansızlık, zorlayıcı kanıtın olmadığı bir alanda kesin tercih yapmaktır. Öyleyse bu nitelikteki bir alanda, bir şeyin var olduğuna inanma ile var olmadığına inanma arasında, her ikisinin de inanç olması bakımından psikolojik bir mahiyet farkı yoktur. İnanırken insan, aklını kullanmadan tasdik ediyor da, inanmazken, aklını kullanarak reddediyor değildir. Şurası muhakkak ki iman eden de etmeyen de aklını kullanıyor. s.20-21 İman, iman konusu olan şeyin hakikat olduğunu kesin bilme demektir. İman edenin zihninde şüpheye yer yoktur. İman ve kesin olarak bilme aynı şeydir. Eğer kesin olarak bilme imansa, o halde iman dışındaki bilgilerimizin hepsi kesinlikten yoksundur. s.22 Şansımızın yaver gittiğini, bütün kritik kanıtları toplamış olduğumuzu ve hakikate kıyasla kesin olarak doğru bir fikre varma noktasına ulaştığımızı varsaysak bile böyle bir noktaya ulaşmış olduğumuzu bilemezdik. Bilemeyişimiz, Gözlem ve muhakeme kaynaklı bilginin mahiyeti gereğidir. Onun için, ulaştığımız açıklayıcı
Ötüken·Kitabı okudu
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tanrı her zihne, kişinin gerçeklik ile rahat bir yaşam arasında kendi tercihini yapması için bir olanak sunar; hangisini istersen al -Ama asla ikisini birden alamazsın. -Ralph Waldo Emerson s.22 Davranışlarımı rahat, hoş ve pratik olana göre değil, nihai ve ebedi olarak doğru ve iyi olan şeye uygun olup olmamasına göre yargılıyorum. Benim yaşamıma iman yol gösterir; sadakat yaşamımı disipline eder; umut ona esin kaynağı olur ve ibadet onu kutsallaştırır. s.24 Kendi iç doğamı tanır ve dış dünyanın bilgisini elde edersem, kişisel mutluluğum için en verimli eylem yolunu daha iyi ayırt edebilirim. s.29 Var olan sadece vardır, tıpkı var olmayışın da var olması gibi. Her an, şimdidir ve şimdi, ebedidir. Bulunacak hiçbir şey yoktur; çünkü hiçbir şey kaybedilmemiştir. s.30 Bilimin tek geçerli bilme yolu olduğunu iddia etmek, dünyanın ancak bu bilme yönteminin bize bildirdiği kadar büyük ve anlamlı olduğunu kabul etmek olur. s.139 Bizim özel kalıtımsal ve çevresel arkaplanımız hem düşünüşümüzü hem de ahlaksal seçimlerimizi etkileyebilir; fakat asla onları belirleyemez. İrademiz özgürdür ve onu, iyiyi ya da kötüyü seçmek için kullanmaktan sorumlu tutulacağız. s.216
Felsefe
Hiçbir şey, hayvan sürüsünün yaptığının aksine, önden giden kalabalığın izinden gitmememiz ve herkesin gittiği yere değil de gidilmesi gereken yere gitmemiz gerçeğinden daha önemli değildir. s.4 İnsani durumlar, çoğunluğun daha iyi şeyleri tercih edeceği kadar iyi işlemiyor, en kötü tercihin kanıtı kalabalığın kendisidir. Dolayısıyla en çok ne yapıldığını değil, yapılması gereken en iyi şeyin ne olduğunu, hakikatin en kötü yorumcusu olan avamın neyi onayladığını değil, ebedî mutluluğa nasıl erişebileceğimizi araştıralım. s.5 Görünüşte iyi olanı değil, sağlam, doğru ve kendi saklı bünyesinde daha güzel olanı arayalım, onu bulup çıkaralım. O uzak bir yere konmuş değil, elini nereye uzatman gerektiğini bildiğin takdirde onu bulacaksın. Şimdi ise âdeta karanlıkta, arzuladığımız şeylere çarparak yakınımızdaki şeyler arasından geçip gidiyoruz. s.6 Bizi rahatsız eden ve korkutan unsurlardan uzaklaştığımızda daimi dinginliğe ve özgürlüğe ulaşacağımızı anlarsın, zira hazlar ve korkular kovulduğunda, değersiz, kırılgan şeyler ve rezilce davranışların verdiği zararların yerini sarsılmaz, doğru ve büyük bir sevinç alır, böylece ruhun huzuru, uyumu ve azameti uysallıkla buluşur, zira her vahşilik güçsüzlükden doğar. s.7 “İnsanlarla ilişkilerinde ziyadesiyle nezaket ve dikkat gösterirken yenilmemek, tecrübeyle bilgeleşmek, eylemde serinkanlı olmak zihnin kabiliyetidir.” s.8 Ahlaklı insanlar onurlu davranışlarından ne kadar zevk alıyorsa, rezil insanların da kendi ahlaksızlıklarından en az o kadar zevk alması hakkında daha ne denebilir? Bu yüzden eskiler, haz doğru ve iyi yaşamın lideri değil, yoldaşı olsun diye, en tatlı değil, en iyi yaşamın peşinden gidilmesi gerektiğini öğütlemişlerdir. s.12 ️Erdem önden gitsin, işaretleri taşısın. Hazzımızda olacaktır, ancak onun
İş bankası·Kitabı okudu
Felsefe
“İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir.” s.24 Ölümü umursadığı yoktu, ama yaşam çok şey demekti. s.138 “Yüreğini kolla, ölmeden çürüyorsun.” s.188 Babasının onu buz göstermeye götürdüğü o uzaklarda kalmış günden sonra, tek mutlu anları ufacık balıklar yaptığı gümüş işliğinde geçen zamanlardı. Sadeliğin üstünlüğünü, ayrıcalığını anlayabilmesi için otuz iki savaş çıkarması, ölümle bütün anlaşmalarını bozması, ün denilen pisliğe bir domuz gibi bulanması ve tam kırk yıl yitirmesi gerekmişti. s.193 “Bağışla, savaş her şeyi silip götürdü.” s.198
Edebiyat

Zülal

, bir kitap okudu
Puan vermedi·347 syf.·
27 günde okudu
·
2020 40. kitabı
Stanley M. Honer
9.3/10 · 50 okunma