Zülal

Zülal
@zllozdn
Tarih & İlahiyat
10 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Belli miktarlarda gaz, boş bir kutuya pompalandığında kutu ne kadar büyük olursa olsun onu tamamen ve eşit dağılım göstererek doldurur. Aynı şekilde ıstırap da ister küçük ister büyük olsun insan ruhunu ve bilincini tamamen doldurur. Bu yüzden de insan ıstırabının “boyutu” tamamen görelidir. s.56 Dünyada iki insan ırkı olduğu sonucuna varabiliriz. Sadece iki: Düzgün insanların oluşturduğu “ırk” ve ahlâksızların “ırkı”. İkisi de her yerdeydi, toplumdaki tüm gruplara sızmış haldelerdi. Hiçbir grup tamamen düzgün ya da tamamen ahlaksız insanlardan oluşmuyordu. Bu anlamda hiçbir grup “saf ırk” değildi. s.97 İddia ediyorum ki dünyada en kötü koşullarda bile hayatta kalabilmek için hayatın bir anlamı olduğu bilgisinden daha etkili olabilecek bir şey yoktur. Nietzsche’nin şu sözleri çok şey söyler: “Yaşamak için bir nedeni olan her türlü nasıl’a katlanabilir.” s.109 İnsanın gerçekten ihtiyacı olan, gerilimin olmadığı bir durum değil kayda değer bir hedef, Özgürce seçilmiş bir görev uğruna uğraş ve mücadeledir. İhtiyaç duyduğu şey, ne pahasına olursa olsun gerilimden kurtulmak değil. Onun tarafından karşılanmayı bekleyen potansiyel bir anlamın çağrısıdır. İnsanın ihtiyacı dengeden ziyade varoluşsal dinamiktir. s.110 Logoterapiye göre hayatın anlamını üç farklı yolla keşfedebiliriz: Bir üretimde bulunarak veya bir iş yaparak, Bir şeyi deneyimlerek ya da biriyle temas ederek ve kaçınılmaz olan ıstıraba karşı aldığımız tavırla. s.116 Hayatta çaresiz bir durumla, değiştiremeyeceğimiz bir kaderle karşı karşıya kalmakta da anlam bulunabileceğini hiç unutmamamız gerekir. Bu zamanlarda önemli olan kişisel bir trajediyi bir zafere, kötü bir vaziyeti bir kazanıma dönüştürmeye dair insana özgü potansiyele tanıklık etmektir. Bir durumu değiştiremeyeceğimiz zaman kendimizi
Hayat ve İnsan
Reklam
Bu yöntem gerçekten, kötü bir kişiyi topluma yararlı bir insan evladı yapabilecek mi? Asıl sorun bu bizce. İyilik kişinin içinden gelir. Kişi iyiliği seçebilmelidir. Kişiye seçme hakkı tanınmazsa, o kişiliğini yitirir. s.74 Tanrı biz kullarından ne istiyor? Tanrı’nın istediği iyilik mi yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mi? Kötülüğü seçen biri gerçekte iyiliğe zorlanan birinden daha mı geçerli Tanrı’nın gözünde? s.86 -Seçme hakkına sahip olmayan kişi kişiliğini yitirmiş demektir. s.142
iş bankası y.·Kitabı okudu
Edebiyat
“Usta ne demektir? Hemen söyleyeyim: usta bir şey öğreten değil, Öğrencinin zihninde zaten bulunan bilgiyi keşfetmesi için ilham veren kişidir.” s.25 En iyi dostlar herkes gibi düşünmeyenlerdir. İşte bu yüzden, okçuluk merakını seninle paylaşacak yoldaşlar ararken sezgilerine güven ve başkalarının yorumlarına kulak asma. İnsanlar başkalarını yargılarken bunu hep kendi sınırlamaları üzerinden yaparlar -üstelik üçüncü kişilerin görüşleri sıklıkla ön yargılar ve korkularla doludur. s.34
Edebiyat
İyi ve mutlu yaşama kabiliyeti bulunmayan insanlara her çağ ağır gelir. Buna karşın her iyiliği kendinden bekleyenlere doğadaki zorunluluğun neden olduğu bir şeyin kötü görünmesi mümkün değildir. s.5 Ağaçlardaki meyvelerin ve topraktaki ürünlerin mevsiminde olgunlaşarak kuruması ve düşmesi gibi, insan ömrünün de bir sonunun olması kaçınılmazdır, bilgeye düşen buna uysallıkla katlanmasıdır. s.5 Yaşlılığa karşı en uygun silahlar ilimler ve erdemlerin eyleme dökülmesidir. Yaşamın her çağında geliştirdiğin bu iki unsur, uzun ve zahmetli bir yaşam sürdüğünde muazzam ürünler verir. Bunun nedeni, Bu unsurların sadece yaşamın sonunda bile seni aldatmayacak olması değil, aynı zamanda onlar sayesinde iyi bir yaşam sürüldüğü bilincinin ve bir çok faydalı iş yapıldığı düşüncesinin en tatlı şey olmasıdır. s.7 Yaşlılıkta hiçbir iş yapılamadığını söyleyenler anlamsız konuşmuş oluyor; Deniz yolculuğunda kimi direğe tırmanır, kimi güvertede koşuşur, kimi sintineyi boşaltırken, kaptanın dümeni tutarak pupada öylece oturduğunu, gençlerin yaptığı türden hiçbir işi yapmadığını söyleyenleri andırıyor böyleleri, oysa kaptan çok daha önemli ve daha iyi olan işler yapar. Büyük işler kuvvet, hız ya da çeviklikle değil, düşünce, otorite ve karar verme yeteneğiyle yapılır; bunlar da yaşlılıkta azalmak şöyle dursun, daha da artar genellikle. s.12 Platon hazzı “kötülüklerin yemi” olarak adlandırıyor. Zira insanlar balıklar gibi onunla yakalanır. s.23
iş bankası y.·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
“Yüreğim acı çekmekten korkuyor,” dedi bir gece Simyacı’ya, aysız gökyüzüne bakarlarken. “Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez. Çünkü araştırmanın her anı, Tanrı ve sonsuzluk ile karşılaşma anıdır.”
Sayfa 149 - can y.
Felsefe-Düşünce
Reklam