Biz sadece çıkarcı Avrupa'yı tanıdık. Oysa, bugün bile Lamennaislerden öğreneceğimiz çok şey var. Avupaperestlerimiz yalnız Marx'ı değil, Lamennais'yi de okumalıdırlar. Hırçın, tedirgin ve deli. Ama kalbi daima insanlık aşkı ile tutuşmuş, daima inandığı hakikatin canfeda müdafii. Onun için yalnız Batı'ya değil, Doğu'ya da seslenebilmiş. Yer yer Said Nursî. Bir parça Akif. Daha çok Necip Fazıl. Ama hepsinden başka. Başka çünkü, İslâm'ı tanımıyor. On iki ciltlik külliyatı kanla alevle yazılmış. Çığlık ve hırçınlık.
"Ben bir taşralı tecessüsüyle sürüklendiğim o gürültülü dünyadan, kitapların âsude inzivasına iltica ettim." (Jurnal, 17.9.1963) Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemdi. Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplardı."