Murat Menteş'in "Derde Deva Randevu" kitabının bir kaç bölümünü okumuştum ve yazarın o kitapta anlatım tarzı sohbet çok hoşuma gitmişti. Ruhi Mücerret kitabını da kitap grubu aracılığı ile okudum.
Kitabın konusu günümüz sorunlarından olan her yerde karşımıza çıkan reklamları yazar çok güzel bir şekilde eleştirmiş ve bu konuyu macera ile sunması kitabı taçlandırmış diyebilirim. Bu konu akışında ben açıkçası ikinci bölümü daha çok beğendim çünkü ilk bölümde 100 yaşındaki Ruhi Mücerret'in yaşadıkları bir müddet sonra sıradan gelmeye başladı ama gene de elimden bırakamadım. Galiba ilk bölüm daha çok kitaba giriş kısmı olduğundan da bana öyle geldi. Çünkü ikinci bölüm her şeyin oturduğu, açığa çıktığı kısımdı bu yüzden ikinci bölüm hız treni gibi gelip geçti. Karakterlerin gelişimi ve okura aktarılış tarzı benim hoşuma gitti. Özellikle de Civan Kazanova karakteriyle bağ kurdum , bir kitapta karakterlerle bağ kurmak benim için önemli kriterlerden biridir bu da kitaba olan bakış açımı etkiledi. Birde Ruhi Mücerret'in tecrübeleri ile verdiği öğütler etkileyiciydi aynı çoğu bölümün köşesinde bulunan alıntılar gibi. Son olarak yazarın şarkı seçiminden de bahsetmek istiyorum okurken bir yandan da şarkıyı dinlediğim zaman romanın içindeyim gibi hissettim yani okurken bahsi geçen şarkıları dinlemenizi tavsiye ederim.
Türk yazar okumak istiyorum diyorsanız okumanız gereken güzel ve günümüz sorunlarına değinen bunu macera ile aktaran eğlenceli bir kitap.
#k:3492Murat Murat Menteş
Yazarın Ateşböceği Yolu kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı olmasına rağmen bence yazarın zirve kitabı diyebilirim. 2. Dünya Savaşı'nı aşk , nefret , dostluk ve aile ilişkileriyle sunuyor karşımıza yazar. Karakterlerin gelişimi ve Elizabeth karakteri beni bitirdi açıkçası çünkü yaşadıkları ve başardıkları cidden göz yaşartıcı... Elizabeth'in ablası Viann'ın evinde kalan Alman Yüzbaşı Beck ise bize savaştaki herkesin kötü olmadığını sadece vatanları için bunu yaptıklarını ve artık yaptıklarının yanlış olduğunu bilseler bile hain olarak ölmemek için karşı çıkamadıklarına da şahit oluyoruz. Kitabın son 100 sayfasında şimdiden hazır olun gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız çünkü beklenmedik o kadar çok şey oluyor ki ben kendimden geçtim ve kanayan yaralarım oldu ve kitap bitene kadar da kanamaya devam etti , bunun sebebi bence yazarın başlangıçta budur dediğimiz şeyin aslında o olmadığıyla başlıyor bu da ilk dönüm noktası oluyor diyebilirim e tabi bu dönüm noktasından sonra ipin ucu uzayıp gidiyor. Yani anlayacağınız 2. Dünya savaşı ile ilgili gerçek olmadığına şaşıracağınız bir kurgu okumak istiyorsanız kesinlikle okumalısınız. Ayrıca demeden geçemeyeceğim benim için bu kitap 2. Dünya savaşı kurgusunda "Artık Hiç Bir Yer Ev Değil" kitabı ile kapışıyor eğer merakınız varsa o kitabı da kesinlikle tavsiye ederim...
BülbülKristin Hannah