Mert Sabancıoğlu

Mert Sabancıoğlu
@zodiseus
İşte bu doğru. Burada, Türkiye’de insan hiçbir şeye aklıyla inanamaz.” Ömer gene işçi barakalarını işaret etti. “ Ya onlar gibi Allah’a inanırsın, ya da hiçbir şeye. Çünkü her şey sahte burada. Her şey taklit! Her şey yalan, iki yüzlülük, kandırmaca dolu.
Sayfa 345 - İletişim Yayınları 27.BASKI·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

Mert Sabancıoğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·198 syf.·
2021 11. kitabı
J. D. Salinger
6.3/10 · 71,3bin okunma
Birçoklarının sandığı gibi eskiyi yeniye dönüştürülmeyecek bir şey değildi: İnsan gelip geçici heyecanlara kapılmayacak kadar sakin ruhlu ve becerikli olursa, eskiyi biraz bükerek yeniden çevirebilir, birçoklarının baştan yapmaya kalkıştığı şeyi, küçük ama, zeki uzlaşmalarla zamana uydurulan eskini içinden çıkarabilirdi.
Sayfa 232 - İletişim Yayınları 27.BASKI·Kitabı okudu
Salonda kadınlar ve genç kızlar bir yanda, delikanlılar ve yaşlı erkekler de başka bir yanda oturuyorlardı. Herhalde kimse ayrı ayrı oturmaları gerektiğini düşünmemiş, daha doğru ve uygar olanın birlikte olduğunu çoğu aklından geçirmiş ama, hiçbiri kuralı bozmaya cesaret edememişti.
Sayfa 197 - İletişim Yayınları 27.BASKI·Kitabı okudu
Cevdet Bey pencereyi zorlarken Nusret seslendi, “Hayır, açma! Dışarısının pisliği içeri girmesin istiyorum. Dışarısının pis, sefil, bayağı havası, şu iğrenç, despot karanlık içeri sızmasın. Biz burada iyiyiz...” Kendinden geçer gibi olmuş söyleniyordu. “Pencereyi kimse açmasın! Burası, benim memleketim, orada , Fransa’da, olduğum gibi karanlıktan kurtuluncaya, Abdülhamit yıkılıncaya, her şey aydınlık, temiz, namuslu, iyi oluncaya kadar kimse pencereyi açmasın...”
Sayfa 29 - İletişim Yayınları 27.BASKI·Kitabı okudu