“Nasıl ki kemikler, et parçaları, bağırsaklar ve kan damarlari derinin altında gömülü olduğu için insan görüntüsü çekilir bir hal alıyorsa, ruhun heyecanları ve tutkuları da aynı şekilde hiçliğe gömülüdür;hiçlik, ruhun derisidir.”
Babamın, sonradan daha iyi farkettiğin karakterinin eşsiz bir özetiydi bu cümle: 'Dur bakalım hele.' Hem kendi durur, hem de herkesi durdururdu bu cümleyle.
benim doğrum çoktan öldürdü kendini
okudum her firsatta kimse işitmeden serimi. beni, sürüklendiğim bu yabandan alıkoyacak ne varsa gördüm. herkes susadığı kadar kavradı hayatı. bense yarılan ayaklarımla gittim o tuz kervanlarına. bileydim, sınardım
serimden geçen sefer görgülerini. ne var ki seherden en çok ben geçtim. her ilmeği boynuna en çok ben..