Amelinizde rıza-yı İlahî olmalı. Eğer o razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer o kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder. Onun için, bu hizmette doğrudan doğruya yalnız Cenab-ı Hakk'ın rızasını esas maksad yapmak gerektir.
Madem çok sevab istersin, ihlası esas tut ve yalnız rıza-yı İlahîyi düşün. Tâ ki senin ağzından çıkan mübarek kelimelerin havadaki efradları; ihlas ile ve niyet-i sadıka ile hayatlansın, canlansın, hadsiz zîşuurun kulaklarına gidip onları nurlandırsın, sana da sevab kazandırsın. Çünki meselâ sen "Elhamdülillah" dedin; bu kelâm, milyonlarla büyük küçük "Elhamdülillah" kelimeleri, havada izn-i İlahî ile yazılır. Nakkaş-ı Hakîm abes ve israf yapmadığı için, o kesretli mübarek kelimeleri dinleyecek kadar hadsiz kulakları halketmiş. Eğer ihlas ile, niyet-i sadıka ile o havadaki kelimeler hayatlansalar, lezzetli birer meyve gibi ruhanîlerin kulaklarına girer. Eğer rıza-yı İlahî ve ihlas o havadaki kelimelere hayat vermezse, dinlenilmez; sevab da yalnız ağızdaki kelimeye münhasır kalır. Seslerinin ziyade güzel olmadığından, dinleyenlerin azlığından sıkılan hâfızların kulakları çınlasın!..
Seni aramanın telaşındayım
Bende sen olsan da, sende ben kayıp
Talih döndü; devranımı vurdular
Cezayı neyleyim; öldüren kayıp
Ağlatmayı bilir derdi olmayan
Gülenler meydanda; güldüren kayıp
İçimde bir ses var, yaz diyor bana
Şiirler harmanda; bildiren kayıp
Çılgın uçurtmalar sardı gökleri
Aklını arıyor, çıldıran kayıp
Hazine boşalmış hayal küpünde
Uğru şikâyetçi, çaldıran kayıp
Taşla dolu yediveren yolları
Geçen var, uçan var, kaldıran kayıp
Sonsuz yitiğini arıyor ölüm
Bulanlar gülüyor; bulduran kayıp
Hasret bilmeyenler başucumuzda
Çeşmeden sevdayı dolduran kayıp...