Zühre

Zühre
@zuhretellioglu
°°Kitap okumak iptiladır. Müptelalara selam olsun!°°
Hoşça bak zatına kim zübde–ı âlemin sen Merdüm–i dide–ı Elvan olan âlemsin sen. (Şeyh Galip) Ey insan kendine iyi bak. Zatını hoştut. Aklına, kalbine , ruhuna sahip çık. Bedenini maddi hastalıklardan koruduğun gibi aklını ve kalbinde manevi hastalıklardan, kirden, isten,mikroptan uzak tut.Çünkü sen kainatta var olan tüm varlıklarını özü ve gözbebeğisin. Sen o kadar kıymetlisin sen Allah'ın kendi Ruhunda üflediği Şerefli ve mübarek bir varlıksın.Ama bil ki bunlar senin nefsin için değil, aleme efendi olmak için değil, bu imkan ve kabiliyetleri çarçur edip azman için değil, bunların hepsi yeryüzünde adalet tesis etmen, varlıklara şefkat ve merhametle yaklaşman, onları koruyup kollaman için verildi sana.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Reklam
"Parayla satın alamayacağın hiçbir şey yoktur." Sözü kapitalist çağın ruhunu anlatıyor olabilir ama ruhunu bu çağa satmayı reddeden insanlar için bu sözün bir anlamı yoktur. Zira o insanlar bazı şeylerin kendi zatında kıymetli olduğunu ve asla bir fiyat, etiket, alışveriş konusu olamayacağını bilirler.
Sayfa 206·Kitabı okudu
Her sabah bir çocuk uyanır içimde Her şeye inat gülümseyerek Umursamadığımdan değil Umursadığımdan hayatı Hesapsızdır yaşamak Alıp verdiğim nefes bile emanetken...
Aristo, "Bir şeyi bilmek, onun kaynağını bilmektir." der. Yani bir şey bilmek, onu ortaya çıkaran ilk sebebi bilmektir. Ağacı binmek, tohumu bilmeyi gerektirir. Tohumu bilmek toprağı, suyu, güneşi ve tüm bunların ötesinde canlı olmanın manasını bilmektir. Ve tüm sistemde ilk sebep yani muharrik–i evvel, evrendeki tüm hareketi değişimi, dönüşümü başlatan ilkedir ve bu, ilk muharrik ve ilk sebep olan Tanrı'ya kadar geri gider. Bu bilim ilkesi kelam ve metafiziğe uyarlandığında şu anlama gelir: Âemi anlamak istiyorsan önce onu yaratanı bil.Eseri anlamak istiyorsun önce ustasını tanı. O ilk sebebe geri görüp kaynağı, ilk hareket ettiriciye geri döndüğünde tüm varlığın neden var olduğunu anlayacaksın. İşte o zaman her şey yerli yerine oturacak. İşte o zaman mana ile suret, dil ile hakikat, ifade ile mana yerine bulacak, birbirini bütünleyecek ve insan gerçek manada anlamaya ve ifade etmeye başlayacak.
Sayfa 198·Kitabı okudu
Söyleşi-Röportaj
Kendini bilmeden âlem-i bileceğini mi sanır?
Sayfa 195·Kitabı okudu