zehra

Puan vermedi·80 syf.·
Beğendi
·
2023 106. kitabı
Uzun süredir inceleme yazmadığımı fark ettim. Bu yüzden bu kitabı seçtim inceleme yazmak için bende. :) Ama çok uzatmayacağım merak etmeyin. Rsden çıkmak için okuduğum ve gerçekten işe yarayan duygu yüklü, anlaşılır, çok güzel bir şiir kitabıydı. Okurken takıldığınız bir kelime olmuyor, sadece o duyguyu kalp ritminize gönderirken zihninizde de canlandırıyorsunuz, bu yüzden duraksamanız gerekiyor ki bu da kitabın kalitesini gösteriyor zaten. Çok gereksiz abartılan kitapları okurken biraz bunalmış hissederim, herkes okuyor özelliği mi kaldı? Böyle en derinlerde, kimsenin okumadığı kitabı okumanın verdiği keyif ile abartılıp trendlerden düşmeyen kitabı okumak aynı hissiyatı vermiyor. Bu yüzden içindeki şiirleri önyargılı okumaya başladım, fazla önyargıydı bu. Fakat her cümlesinde yaşadığım duyguları fark edince dedim ki, aslında abartılıp abartılmaması çok da önemli değil. Yazar bu işi gerçekten yapabilmiş mi? Yapabilmiş. Diğer insanlar istedikleri kadar okusun, önemli olan benim okuyup ne hissettiğim ve ne düşündüğüm. Yani “Lavinia mı? Her yerde adının geçtiği, artık adını duymaktan dahi sıkıldığım kitap olan Lavinia mı?” tarzı düşüncelere kapılmayın. Kitap çok güzel ve akışı harika. Hakkını vermek lazım. Rsye girdiyseniz ya da boş zamanınız varsa bu kitap tam da size göre. :) Keyifli okumalar.
LaviniaÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202229,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
1/10
·608 syf.·
2023 102. kitabı
Bir yakarış incelemesi daha… Spoi var ama kitabı okumanızı tavsiye etmem rahatlıkla incelememi okuyabilirsiniz. İlk kitapta kavga dövüş derken ikinci kitapta(watty kitabından bahsediyoruz) evliliğe kadar giden çifti okuyorsunuz. Okumasanız da olur… Aslında gerçekten akıcı ilerliyor, kısa sürede bitirebiliyorsunuz. Ama olay örgüsü yok. Tekrarlamalara düşüyor ve sonu çok yarımdı. Bir sürü olay anlattılar ama son sayfalar sadece kız muhabbeti yapan erkekler ve en son evlilik teklifi eden bir adamdı. Zaten klasik belaltı şakalar yapan erkek ve utanan kız senaryoları vardı kitapta bu da okumamanız için ayrı bir neden:) Her neyse, söylediğim gibi(tekrar) yarım yamalak bir kitaptı. Mert dediler Mert yok, aldattı dediler nedeni yok, Remzi dediler isminden eser yok, Egemen dediler o da yok. Kısacası hiçbir şey yok. Sadece aşk yaşayan ve aşk acısı çeken çiftler var. 3. kitabın olduğunu düşündüm ama görmedim o da yok. Çıkacak mı bilmiyorum ama çıkarsa okumam zaten. Aynı şeyler devam edecek. Neymiş onlar diğer çiftler gibi değillermiş efenim neymiş Ayaz’ı Masal değiştirmiş neymiş Hande Atalay’ı aldatmış neymiş Ayaz’ın şirketi batacakmış vs vs… Çok saçmaydı, aşırı saçmaydı. 600 koca sayfada Masal’ın ne giydiğini ya da Ayaz hakkında düşündüğü ayıplı şeyleri yazmak yerine biraz aksiyon kısımlarına da yer verseydin okumaya değer bir kitap olabilirdi bu sevgili yazar. Ama inanır mısın canım umrumda değil artık ajzlsmnaka Hayatı sorguladım, neden böyle bir kitap okuduğumu sordum kendime. Çerezlik bir kitap ama son kısımda sinirden deliriyorsunuz. Bir de Masal’ın Ayaz’ı her seferinde yarı yolda bırakıp Ayaz’ın “prensibi” olmayan şeyler yapmasını izlemesi ve sonra ona geri dönmesi çok saçmaydı, ne nazlı kızsın Masal. Onu seviyor ama ona acı çektiriyor, kendini üste çıkarmaya falan
Benimle Yan 2Beyza Özaydın · Epsilon Yayınevi · 2022377 okunma
10/10
·192 syf.·
Beğendi
·
2023 99. kitabı
Kendi cinsimi çok özel hissettim(sanırım) uzun süre sonra ilk defa. Ki bu pek seyrek gerçekleşir. Şiirlerde genelde kadınların arkasından acı çeken mısralar yatar fakat ana konuları kadın değil aşktır. Bu kadındı işte. Yani kadındı dediğim, kadınların olduğu şiirlerde sadece kadın vardı, aşk, karamsarlık vs yoktu. Tecavüz kısımlarına, şiddet kısımlarına da az çok değinmişti. Kendi hayatından kesitleri yeri geldi düzyazı yeri geldi şiir olarak anlattı bize:) Ne yalan söyleyeyim Rupi Kaur’a çok önyargılı başladım. Çünkü süt ve bal kitabı hakkında okuduğum yorumlar, konusu, içindekiler falan bir tık uzaklaştırmıştı beni kitaptan ve dolayısıyla yazardan. Fakat bu kitabında hiç de öyle olmadı. Tam tersine okudum ve şu an daha mutluyum. Kendi benliğini bulan bir kadın. Bedenini keşfeden, kendisinden bir erkeğin yardımı olmadan zevk almayı bilen kadın. Onca zorluklara rağmen hem anne, hem melek, hem asil, dimdik duran kadın, kadınlığının hakaret değil de doğal bir organ olduğunun farkında olan kadın… Sen o kadınsın; özgürsün.. Bedenine sığınıyorsun. Orası senin gidebileceğin ilk ve son yer. Ona sığınmak zorundasın. Bedeninin içindeki ruhunu beslemek zorundasın, bedeninin dışındaki yüzünü gerçek gülüşlerle donatmalısın… Çünkü sen bu olmalısın. Hatta sen zorluklara karşı asla pes etmeyen, kas gücünü umursamaksızın kendi psikolojisiyle güçlü duransın. Tek isteği YAŞAMAK olan, KONFORLU YAŞAMAK olan bir KADINSIN. Kendi benliğini arayıp bulma çabasında kimse ihtiyacı olmayansın. Kadınsın sen. Kadınsın ama aynı zamanda şiddet gören kadın, tecavüz korkusuyla yaşayan, belki de tecavüz(aman diyeyim) edilmiş kadın, her seferinde eleştirilen kadınsın… Bir erkek tarafından hapsedilmiş kadınsın… Açıklayıcı oldum mu bilmiyorum ama bu kitabın benim için yeni kıtalara yelken açtığını
Bu Beden Benim EvimRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20221,480 okunma
10/10
·120 syf.·
Beğendi
·
2023 97. kitabı
Romeo ve Juilet diyebiliriz kısaca kitaba :,) Şimdi sadece yorum yapacağım çünkü konuyu anlatırsam her türlü spoi vermem gerekecek ve nereden tutunacağımı bilmiyorum anlatmak için. Kendilerini ifade edişleri çok hüzünlüydü karakterlerin, sanki karakter kıvrandıkça ben daha çok kıvranıyor gibiydim. Çığlıklarını duydum, dinledim fakat elimden bir şey gelmedi. Gözyaşlarımdı süzülen yalnızca(kitabın etkisindeyim :d). Özenle yazılmış. Sonda ultiyi basmış yazar ben neye uğradığımı şaşırdım, afalladım. Gidişatı zaten beni perperişan etti, o yetmezmiş ya, sonunda (afedersiniz) anamı ağlattı. Bir de sanki hiçbir şey olmamış gibii son sayfada şunu söylüyor yazar: “Hem bu kitabın adı “Musibetname(Belalar, felaketler kitabı)” değil ki.” Ya kitabı okumasam inanırdım. Dedikoduyu kökleyip aman dedikoduyla işim de diyen teyzeler gibi sıyrılmışsın konudan Şemseddin Bey… Yakıştıramadım. Sonuç olarak: Kitap çok güzeldi, en sevdiklerim arasında yerini aldı. Uzun bir süre etkisinden çıkmak istemiyorum yani o derece. İsmini gördükçe içindeki dramatik kısımları hatırlayıp etkisiyle aniden titreyeceğim o kitapların arasında artık sen de varsın Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat :,) Kesinlikle okumanız gereken bir eser.
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202238,1bin okunma
spoiler var sayılır(ama yok denecek kadar az
Puan vermedi·400 syf.·
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Bu kitabın yeri bende o kadar ayrı ki… Gülten Dayıoğlu’na karşı derin bir sempati beslemekle beraber okuduğum ilk kitabıydı. İlk incelememi bu kitaba yazmıştım, sonra böyle bir kitaba layık olmadığını fark edip yenisini yazma kararı aldım. Üzerinden zaman geçti ama yazmasam eksik hissedecektim… Okuyalı birkaç ay(ya da yıl) oluyor. Ama etkisinin hala sürdüğünü söyleyebilirim. Kitap okuma alışkanlığımı bu kitabı okuyarak kazanmıştım. Elimden bırakamadım resmen, bıraktıkça zihnimde dönüyordu kurgusu, rüyama bile giriyordu. Fazla akıcıydı ve ele aldığı konu ilgi çekiciydi. Fakat bir sorun var ki ona en son değineceğim. Kitabın konusu; Ela diye bir kızımız var. Bu kızın ailesi çok zengin, kızın üstüne titriyor. Kız çok başarılı. Çok fazla okumuş, piyano çalabiliyor, bale(ve daha pek çok şey) yapabiliyor… Ama bunları mutsuz bir kız olarak yapıyor çünkü istediği hayat bu değil. Yani para mutluluk getirmez tarzında bir mesaj verdiğini açıkça görüyoruz. O farklı bir kız. İleride gökkuşağının sekizinci rengini bulmak istiyor. Ailesinin ona şekil vermesini istemiyor, hayatı kötü yönleriyle de tatmak istiyor. Bir de psikolog var. Ela’yı gazetede görüyor ve tanışıyor. Birbirlerini çok seviyorlar…. İşte gel zaman git zaman Ela’nın iyi kötü aşkları oluyor, iyi kötü arkadaş ortamı oluyor, iyi kötü, bir şekilde hayatı geçiyor. Bu iyi kötü yaşantısında psikoloğu(ablası da diyebiliriz çünkü aralarındaki samimiyet uzun yıllar sürüyor) da yanında oluyor ve ona yardım ediyor. Okul ortamında onun gibi kültürlü ve kitap hakkında konuşmayı seven insanlar da çıkıyor önüne… Uzun lafın kısası, kitap çok çok güzel. İnsanın tekrar tekrar okuyası geliyor. Şimdi o en başta yazdığım soruna kısaca değineyim. Kitabın kısa olduğunu düşünüyorum. Sonuna değecek bir kitap olmadığı gibi içindeki o giriş ve
Sekizinci RenkGülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 20212,577 okunma