Canan Tan'ın, bu kitapla birlikte okuduğum 2 veya 3. Kitabı. Diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabı da yarım bırakmayı sevmediğimden zar zor bitirdim. Neden bilmiyorum beni bu kitabı da sarmadı. Özellikle kitapta ki Deniz-Nehir ilişkisi hiç samimi gelmedi. Bana göre fazla kuru,yavan.
Ancak bunların dışında yazarın organ nakline dikkat çekmesi güzeldi. Farkındalık oluşturması açısından başarılı olduğunu düşünüyorum.
Kitap bir pilotun uçağıyla kaza yaparak sahra çölüne inmesiyle başlıyor ve pilotun yolu Küçük Prens ile kesişiyor. Basit bir araştırmadan sonra farkettim ki asıl mesleği pilot olan yazarımız bu kitap ile kendi iç dünyasının kapılarını açıyor. Pilotun karşılaştığı “küçük kişi” hepimizin içinde saklı duran çoçuk, özümüz.
Kitap, Küçük Prens'in tek tek gezegenleri dolaşmasıyla devam ediyor. Gittiği her gezegende yeni insanlarla tanışır. Bunlar; Kral, sarhoş, iş adamı, satıcı gibi kişilerdir. Aslında bu insanlarda günlük hayatta karşılaştığımız yetişkinleri temsil eder.
Daha fazla ayrıntı vermemeye özen göstererek sözlerimi sonlandıracak olursam:
Küçük Prens, çocuk kitabı tanımından çok daha fazlasını içeriyor. Derin bir felsefesi var. Her okuyuşumda daha farklı anlamlar kazanıyor. Küçük bir çocuğun gözünden büyüklerin tuhaflıklarını gösteriyor. Yetişkinlerin sorgulanması da diyebiliriz!
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,6bin okunma