Kitabın 1895 yılında yazılmış olduğunu düşünmek güç öyle ki bugün yazılmış ve neşrolunmuş olsa eminim en ufak olsun sırıtmaz. Zaman makinesi günümüz için oldukça klasik bir konu gibi gözükse de zaman yolculuğu konseptini ilk kez ortaya çıkaran ve kullanan kitap aynı zamanda. Bilimkurgunun babalarından Wells yine başarılı bir alternatif evren yaratmış. Geleceğe dair bir distopya.
Kitapta zaman yolcumuz psikolog, yayın yönetmeni, doktor, gazeteci gibi çeşitli mesleklerden bir grup kişiye yaptığı zaman yolculuğunu anlatıyor. Aslında bu kişilerin zaman yolculuğuna dair biraz da olsa fikir belirttiklerini ve tartıştıklarını okumak kitabı zenginleştirebilirdi. Oysa bu grubun kitaptaki tek işlevi zaman yolcusunun anlattıklarını dinlemek.
Zaman yolculuğuna gelecek olursak zaman yolcumuz 802.701 yılına gidiyor. Burada müthiş bir gelişmişlik ve üst düzey teknolojiler gibi şeyler beklerken aslında bazı yönleriyle ilk insanlara yakın bir gelecek ile karşı karşıya kalıyor. Aslında biz ve düşünce sistemimiz zamanı (olumlu ya da olumsuz) sürekli üstüne koyarak değişen ve gelişen bir şey olarak algılasa da belirli yerlerde hep aynı duruma ve noktaya dönüyor diyebiliriz. Dediğim gibi kitapta da benzer bir durum var.
Toplum Eloiler ve Morlocklar olmak üzere iki sınıfa ayrılmış ve bu iki sınıf birbirine taban tabana zıt.
Eloiler hiçbir iş yapmayan yapmalarına da gerek olmayan yine hiçbir dertleri bulunmayan tüm günlerini oyun oynayarak ve eğlenerek geçiren bir türken Morlocklar yer altında yaşayan ve zaruri olarak olmasa da alışkanlık sonucu Eloiler yerine de tüm işleri gören, korkunç ve oldukça vahşi yaratıklar. Burada bir diğer soru da gelişmiş özellikle de Morlocklara göre oldukça gelişmiş bir sınıf imajı çizen Eloilerin oyun oynamaktan başka bir şey yapmamaları, hiçbir şey ortaya